ABD Merkez Bankası (Fed), 16 Eylül 2026'da politika faizini 25 baz puan artırarak 2023 yazından bu yana ilk faiz artışını gerçekleştirdi. Karar, Kevin Warsh dönemindeki ilk faiz değişikliği olarak kayda geçti.
Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefinin üzerindeki fiyat baskıları, yeni sıkılaştırma adımının temel gerekçesi oldu. Faiz artışının ardından kredi kartları, değişken faizli krediler, ticari krediler ve konut finansmanındaki borçlanma maliyetleri üzerinde yükseliş baskısı oluşması bekleniyor.

2022-2023 dönemindeki sıkılaştırma
Fed, yüksek enflasyonla mücadele ederken Mart 2022 ile Haziran 2023 arasında toplam 10 kez faiz artırdı. Bu dönemdeki artışlar 25 ila 75 baz puan arasında değişti.
İlk artış 16 Mart 2022'de yapıldı ve federal fon oranı hedef aralığı yüzde 0,25-yüzde 0,50 seviyesine çıkarıldı. Mayıs 2022'de faiz 50 baz puan yükseltilirken Haziran-Kasım 2022 arasında dört toplantıda peş peşe 75 baz puanlık artış uygulandı. Şubat-Mayıs 2023 dönemindeki üç toplantıda ise faiz 25 baz puan artırıldı.
Fed, 26 Temmuz 2023'teki son artışın ardından politika faizini yüzde 5,25-yüzde 5,50 aralığına taşıdı. Daha sonraki dönemde faiz indirimleri yapan ve oranları sabit tutan banka, 16 Eylül 2026 kararıyla uzun bir aranın ardından yeniden sıkılaştırma yönünde adım attı.

Faiz kararının piyasalar üzerindeki etkisi
Yeni artışın tek seferlik kalıp kalmayacağı, Fed'in sonraki toplantılar için vereceği yönlendirmelere bağlı olacak. Daha yüksek faizler tüketim ve yatırımları yavaşlatarak enflasyonu düşürmeyi hedeflerken ekonomik büyüme ve istihdam üzerinde baskı yaratabilir.
Tasarruf sahipleri daha yüksek mevduat getirilerinden yararlanabilir. Kararın ABD dolarının değeri, Hazine tahvili getirileri, küresel risk iştahı ve gelişmekte olan ülke piyasaları açısından da etkileri bulunuyor.
Fed'in enflasyonla mücadele ederken ekonomik büyüme ve istihdam üzerindeki faiz baskısını nasıl dengeleyeceği, sonraki politika adımlarının çerçevesini belirleyecek.