Rusya’nın Avrupa bölümünü Uzak Doğu’ya bağlayan Kuzey Deniz Yolu, Çin ile Avrupa arasındaki ticari taşımacılıkta daha fazla kullanılmaya başlandı. Arktik rota; Barents, Kara, Laptev, Doğu Sibirya ve Çukçi denizlerinden geçerek Bering Denizi’ne ulaşıyor.
Kara Kapıları Boğazı ile Provideniya Körfezi arasındaki güzergâh yaklaşık 5 bin 600 kilometre uzunluğunda. Bu hat üzerinden yapılan yolculukların, Süveyş Kanalı rotasına göre 15-20 gün daha kısa sürebildiği, bazı durumlarda ise sürenin neredeyse yarıya indiği belirtiliyor.
Çin-Avrupa hattında seferler yoğunlaşıyor
Çinli konteyner taşımacılığı şirketi Sea Legend, ağustos 2026’da Arktik güzergâhta ilk düzenli konteyner seferini başlattı. "Buz İpek Yolu" olarak adlandırılan hat, Rusya’nın kuzey kıyılarını izleyerek Çin’i Birleşik Krallık’a bağlıyor.
İlk sefer 15 Ağustos’ta Ningbo-Çuşan Limanı’ndan çıktı. Dubai Tower adlı konteyner gemisi, Avrupa limanlarına uğradıktan sonra Birleşik Krallık’taki Felixstowe Limanı’na yöneldi. Sea Legend, ağustos-ekim dönemindeki denizcilik sezonunda 7 konteyner gemisiyle 8 sefer yapmayı planladı.
Ningbo-Çuşan ile Felixstowe arasındaki taşıma süresi yaklaşık 20-22 gün olarak açıklandı. Çin ile Kuzey Avrupa arasındaki geleneksel Süveyş Kanalı rotasında ise deniz taşımacılığı 30-40 gün veya daha uzun sürebiliyor. Düzenli seferlerden önce Istanbul Bridge adlı konteyner gemisi, 2025’te aynı iki liman arasında yaklaşık 20 günde deneme seferi yaptı.
Moskova ve Pekin arasında Arktik taşımacılık ortaklığı
NewNew Shipping Line, 2023’ten bu yana Kuzey Deniz Yolu’ndaki konteyner taşımacılığını genişletiyor. Şirket, Temmuz 2024’te Rus tarafıyla birlikte Çin limanlarını Arhangelsk’e bağlayan "Arktik Ekspres 1" ticaret hattını hizmete aldı.
Rusya devlet şirketi Rosatom ile Hainan Yangpu NewNew Shipping, 2024’te Rusya ve Çin arasında yıl boyunca çalışacak bir konteyner hattı kurulması için niyet anlaşması imzaladı. Plan kapsamında ortak bir girişim kurulması ve Kuzey Deniz Yolu’nda sefer yapabilecek yüksek buz sınıfına sahip konteyner gemilerinin inşa edilmesi öngörüldü.
Rosatom, 2018’de Kuzey Deniz Yolu altyapısının ve nükleer buzkıran filosunun geliştirilmesine ilişkin işletmeci görevlerini üstlendi. Kurumun verilerine göre Çinli deniz taşımacılığı şirketlerinin rotadaki sefer sayısı 2023’te 7, 2024’te 14 ve 2025’te 24 oldu. 2026 sonunda bu sayının 30’u aşması bekleniyor.
Arktik koridorun kapasite sınırları
Arktik araştırmaları uzmanı İrina Strelnikova, Kuzey Deniz Yolu’nun öngörülebilir ve düzenli bir uluslararası koridora dönüşmesi için yıl boyunca seyrüsefer imkânlarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Strelnikova, özellikle yaz ve sonbahar dönemlerindeki sefer penceresinin genişletilmesinin taşıma planlarının daha erken yapılmasına yardımcı olacağını belirtti.
Strelnikova, büyük tonajlı gemilerin zorlu buz koşullarında ilerleyebilmesi için nükleer buzkıran filosunun geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Uzman ayrıca altyapının modernleştirilmesine ve buz ile hava koşullarını izleyen dijital hizmetlerin yaygınlaştırılmasına dikkat çekti.
Uzman, düzenli konteyner taşımacılığının gelişmesi için yalnızca transit geçişlerin yeterli olmadığını, gemi sahiplerinin önceden planlayabileceği istikrarlı bir takvime de ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Strelnikova’ya göre Kuzey Deniz Yolu’nun yakın gelecekte Süveyş Kanalı’yla yük hacmi bakımından rekabet etmesi beklenmiyor. Ancak Çin ile Avrupa arasındaki düzenli seferler, Arktik güzergâhın ilave bir uluslararası taşıma koridoru olarak önemini artırıyor.
Güney Kore ve Hindistan rotayı izliyor
Güney Kore, ağustos ayının sonunda PanStar Acro adlı konteyner gemisini Pusan’dan Avrupa’ya ticari deneme seferine gönderdi. Felixstowe, Rotterdam ve Gdansk limanlarına uğrayan gemi, Kuzey Deniz Yolu üzerinden ilerledi. Seul, Arktik taşımacılığını Pusan’ı uluslararası bir lojistik merkezine dönüştürme hedefinin unsurlarından biri olarak değerlendiriyor.
Hindistan ise Kuzey Deniz Yolu üzerinden ilk pilot transit seferini 2027’de yapmayı planlıyor. Arktik güzergâh, Rusya açısından uluslararası transit taşımacılığın yanı sıra kuzey bölgelerine temel ürünlerin ulaştırılması ve ülke kaynaklarının taşınması bakımından da stratejik önem taşıyor.
Yaptırımlar taşımacılığı zorlaştırıyor
Strelnikova, Batılı yaptırımların Kuzey Deniz Yolu’ndaki taşımacılığın gelişimini güçleştirdiğini, ancak güzergâhın toplam yük hacminde düşüşe neden olmadığını söyledi. Uzman, rotadaki yük trafiğinin son 10 yılda yaklaşık 10 kat arttığını belirtti.
Strelnikova’nın aktardığına göre geçen yıl Kuzey Deniz Yolu’ndaki yük hacmi yaklaşık 37,8 milyon ton oldu. Mevcut dönemdeki hacim ise geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 15 daha yüksek seviyeye ulaştı.
Uzman, rotanın ekonomik çekiciliğinin yalnızca Orta Doğu’daki istikrarsızlıkla açıklanamayacağını ifade etti. Daha kısa mesafenin yakıt ve navlun maliyetlerinde tasarruf sağlayabildiğini belirten Strelnikova, Kuzey Deniz Yolu’nun Rusya’nın belirlediği ulusal hukuk rejimi kapsamında işletilen uluslararası bir taşıma koridoru olduğunu söyledi.