Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Norveç'te konuşlandırılan ABD füze sistemlerinin NATO'nun istikrarı bozucu eylemler zincirine eklendiğini söyledi. Zaharova'ya göre bu sistemler, Rusya topraklarının derinliklerine yönelik füze saldırısı kapasitesini genişletme amacı taşıyor.
Avrupa'da orta ve kısa menzilli füzeleri fırlatabilen ABD sistemlerinin konuşlandırılmasını değerlendiren Zaharova, söz konusu adımın NATO ülkelerinin istikrarı bozucu faaliyetlerinde yeni bir halka oluşturduğunu ifade etti.
Norveç'teki füze altyapısı
Zaharova, Norveç'teki sistemlerin kara ve deniz hedeflerine füze fırlatabilen Mk-41 hücrelerine dayandığını belirtti. Rus sözcü, bu sistemlerin uzun menzilli Tomahawk seyir füzelerini fırlatabileceğini ve konuşlandırmanın Moskova'nın da bulunduğu Avrupa Rusyası'nın önemli bir bölümünü menzil içine soktuğunu söyledi.
Bu sistemler ile bunlara bağlı komuta ve destek altyapısının, Rusya'nın stratejik caydırıcılık güçlerinin dikkat merkezine gireceğini kaydeden Zaharova, bunların NATO ülkeleri tarafından Rusya'ya karşı stratejik hedeflere ulaşmak için kullanılabilecek saldırı kapasitesinin parçası olabileceğini savundu.
Zaharova ayrıca, silahlı çatışma ihtimali ortaya çıkarsa vurucu kapasitenin kullanımına ilişkin planlamalarda Norveç'teki altyapının dikkate alınacağını belirtti.
ABD ile stratejik istikrar diyaloğu
ABD ile stratejik istikrar görüşmelerine ilişkin değerlendirmesinde Zaharova, diyaloğun durmadığını, eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimi tarafından tek taraflı biçimde kesintiye uğratıldığını söyledi.
Mevcut ABD yönetiminin Çin'in de yer alacağı çok taraflı müzakereler yapılması çağrısını eleştiren Zaharova, Pekin'in bu aşamada görüşmelere katılmamak için güçlü gerekçeleri bulunduğunu defalarca açıkladığını ifade etti.
Moskova ile Washington arasında sonuç alıcı ve verimli stratejik istikrar görüşmeleri için gerekli koşulların oluşmadığını belirten Zaharova, Avrupa'da Rusya'yı tehdit eden ABD kara konuşlu orta ve kısa menzilli füze sistemlerinin konuşlandırılmasının, stratejik konularda yapıcı görüşmeler için geriye kalan koşulları da ortadan kaldıracağını savundu.