Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’ın Mekke Anlaşması’na katılmasının bölgesel güvenlik yaklaşımı bakımından pratik bir adım olacağını açıkladı.
Lavrov, bu değerlendirmeyi Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsünün öğrencileri ve akademik kadrosuyla düzenlenen toplantıda yaptı. Art arda yaşanan askeri hareketliliklerin ardından devletlerin birbirlerine tehdit oluşturmama ve kalıcı bir güvenlik düzeni kurma gereğini daha iyi anlayabileceğini söyledi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın oluşturduğu Mekke Anlaşması’nın ortak güvenlik ve savunma anlayışına dayandığını belirten Lavrov, yapının yalnızca Körfez ülkeleriyle sınırlı kalmayabileceğini kaydetti. Mısır’ın yanı sıra Cezayir’in de ilgi göstermesi halinde sürecin olumlu sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
İran’ın anlaşmaya hangi koşullarla katılabileceği konusunda uzlaşmaya varılması durumunda bunun, Rusya’nın savunduğu güvenlik yaklaşımıyla uyumlu olacağını dile getiren Lavrov, hiçbir ülkenin öncelik iddiasında bulunmasına gerek olmadığını söyledi.

Mekke Anlaşması 7 Ağustos’ta imzalandı
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos’ta Mekke’de ortak savunma anlaşmasını imzaladı.
Anlaşma, bölgesel ve uluslararası istikrarsızlığın arttığı bir dönemde ortak sorumluluk ve bölgesel girişim ilkeleri temelinde oluşturuldu.
Rusya çıkar dengesi gözetmeyen anlaşmaları kabul etmiyor
Lavrov, Rusya’nın tarafların çıkarları arasında denge kurulmayan anlaşmalara yanaşmayacağını söyledi. Her anlaşmanın pragmatizm temelinde yapılması gerektiğini belirten Rusya Dışişleri Bakanı, ülkesinin geçmişte birçok kez hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti.
Karşı taraftaki aktörlerin samimiyetini de sorgulayan Lavrov, pragmatizm ve çıkar dengesi bulunmayan hiçbir uzlaşmanın Rusya açısından kabul edilebilir olmayacağını kaydetti.

Lavrov’dan AGİT’e eleştiri
Lavrov, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının kendisini tamamen itibarsızlaştırdığını savundu. Teşkilatın başlangıçta Batı ile Doğu’yu uzlaştırma amacı taşıdığını belirten Lavrov, kuruluş sürecinde Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD ve Kanada’nın da yapıya dahil edilmesiyle farklı bir çerçevenin ortaya çıktığını söyledi.
AGİT’in durumunu yalnızca kriz içinde olduğunu söyleyerek açıklamanın yetersiz kalacağını ifade eden Lavrov, konsensüs ilkesinin çiğnendiğini ve teşkilat bünyesindeki bazı mekanizmaların tek taraflı hareket ettiğini ileri sürdü.