2026’nın ilk sekiz ayında Rusya’nın federal bütçesinde oluşan açık 5,8 trilyon rubleye yükseldi. Yaklaşık 68,4 milyar dolarlık bu rakam, yılın tamamı için öngörülen 3,8 trilyon rublelik açığı aşarken gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,5’ine karşılık geldi.
Kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yaklaşık yüzde 19 seviyesinde bulunuyor. Vladimir Putin, eylül ayının başında bütçe açığının mevcut borç seviyesi açısından kritik olmadığını söyledi.
Düşük borç oranına rağmen finansman pahalı
Rusya’nın borç oranı Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve Birleşik Krallık dahil büyük ekonomilerdeki oranların altında. Bu tablo yeni borçlanma için alan sağlasa da yüksek faiz, yaptırımlar ve devlet tahvillerini alabilecek yerli yatırımcı sayısının sınırlı olması finansmanı pahalılaştırıyor.
Rusya’nın 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi 2025 ve 2026 boyunca yaklaşık yüzde 14 ile yüzde 16 arasında kaldı. G7 ülkelerinde aynı vadeye sahip tahvillerin ortalama getirisi ise yaklaşık yüzde 4,3 düzeyindeydi.
Yaptırımlar yabancı yatırımcıların Rusya’nın borç piyasasına erişimini büyük ölçüde engelledi. Hükümet bu nedenle başta büyük bankalar olmak üzere yerli alıcılara yöneliyor. Merkez Bankasının enflasyonu sınırlamak için yüksek tuttuğu politika faizi de yatırımcıların istediği getiriyi yukarı çekiyor.

Faiz artışı borç servis yükünü büyütüyor
Yerli yatırımcıların ilgisini çekmek isteyen hükümet, yüksek getirili ve değişken faizli OFZ tahvilleri çıkarıyor. Gecelik bankalararası faiz oranı RUONIA’ya bağlanan bu tahviller, yatırımcıları faiz artışı riskine karşı koruyor; ancak faiz yükseldiğinde devletin borç servis maliyeti de artıyor.
Bu yıl Rusya’nın borç servis maliyetinin yaklaşık 4 trilyon rubleye, yani 47,2 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Söz konusu tutar federal harcamaların yaklaşık onda birini oluşturuyor ve eğitim ile sağlık bütçelerinin toplamını geride bırakıyor.
Almanya’da borcun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yaklaşık yüzde 64 olmasına karşın borç servisi federal bütçenin yaklaşık yüzde 6’sına denk geliyor. Rusya’nın borç oranı Almanya’daki seviyenin yaklaşık üçte biri kadar olsa da mevcut faiz koşulları borçlanmanın bütçe üzerindeki baskısını artırıyor.
Rusya’nın borcunu iki katına çıkarması durumunda borç servis maliyetinin bütçenin yaklaşık dörtte birine ulaşabileceği değerlendiriliyor. Oran, yeni borçların faizine ve vade koşullarına göre değişebilir; ancak yüksek faizle gerçekleştirilecek yoğun borçlanma, diğer harcamalara ayrılabilecek kaynakları daraltacak.
Moskova vergi artışı ve harcama kesintisi planlıyor
Maliye Bakanı Anton Siluanov, Rusya’nın finans piyasasının sınırlı, borçlanma maliyetlerinin ise yüksek olduğunu belirterek borç seviyesinin düşük tutulması gerektiğini söyledi. Siluanov’a göre borcun artırılması diğer harcamaları dışlayacak ve öncelikli alanlara ayrılan kaynağı azaltacak.

Yıllarca devam eden savaş harcamaları mali rezervleri azaltırken Moskova bütçe açığını sınırlamak için başka adımlar arıyor. Hükümetin 2027 bütçe planı, daha yüksek vergilerin yanı sıra yaklaşık 2 trilyon rublelik harcama kesintisi içeriyor.
Planla birlikte mülk satışları ve mevduat faizlerinden elde edilen gelirlere uygulanan vergilerin yüzde 22’ye kadar yükseltilmesi öngörülüyor. Yurt dışından yapılan çevrim içi alışverişlere yüzde 22 katma değer vergisi getirilmesi ve değeri 200 avronun altındaki paketlerden 100 ruble gümrük ücreti alınması da plan kapsamında yer alıyor.
Vergi artışları yatırım üzerinde baskı yaratabilir
Moskova merkezli analistler, vergi artışlarının daha pahalı borçlanma ihtiyacını azaltabileceğini ancak ekonomik faaliyet ile yatırımları daha da zayıflatabileceğini belirtiyor. Sabit yatırımlar 2026’nın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,9 düşerek 16,2 trilyon rubleye geriledi.
Analist Kirill Rodionov, kurumlar vergisi ve katma değer vergisinde daha önce yapılan artışların işletmelerin yatırım için kullanabileceği kaynakları azalttığını söyledi. Boris Kopeykin de vergi yükündeki artışın fiyatları yükselteceğini ve yatırımları daha az cazip kılacağını belirtti.
Analist Anastasia Rusakova, yeni önlemlerin kısa vadede borsa yatırımlarını caydırabileceğini değerlendirdi. Rusakova, daha fazla işletmenin vergilerden kaçınmak için kayıt dışı ekonomiye yönelmesinin nakit talebini artırabileceğini, yabancı ürünlere getirilecek katma değer vergisinin ise çevrim içi pazar yerlerindeki fiyatları yüzde 5 ile yüzde 10 arasında yükseltebileceğini söyledi. Bazı ürünlerde enflasyonist etki görülebileceğini de ekledi.