G7 liderleri, Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde Ukrayna savaşı, İran’daki çatışma, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, Çin kaynaklı ekonomik dengesizlikler ve yapay zekânın yükselişi başlıklarını görüşmek için bir araya geldi. Zirve, ABD Başkanı Donald Trump ile Avrupa liderleri arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde yapılıyor.
Dünyanın en zengin ülkelerini bir araya getiren toplantı bugün başladı. G7’nin ana gündeminde Ukrayna savaşı, İran savaşı, küresel ekonomik dengesizlikler, Çin’in artan ticaret fazlası ve yapay zekâ bulunuyor.
Zirvenin öne çıkan başlıkları
ABD, İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve Japonya’dan oluşan G7’ye Avrupa Birliği de katılıyor. Bu yıl zirveye Hindistan, Güney Kore, Kenya ve Brezilya liderleri de davet edildi.
Zamanla savaşlar, ticaret, enerji güvenliği, teknoloji ve kalkınma başlıklarında ortak tutum arayan bir platforma dönüşen G7, bu kez yalnızca gündem maddeleriyle değil, ABD ile Avrupa arasındaki gerilim nedeniyle de dikkat çekiyor.
Ukrayna ve İran gündemi
Zirvede Ukrayna’ya destek konusunda birlik mesajı verilmesi bekleniyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de Evian-les-Bains’deki toplantıya katılacak.
İran başlığı ise diğer kritik gündemlerden biri olacak. Liderler, özellikle küresel enerji arzı açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’nın ne kadar hızlı yeniden açılacağını ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı nasıl kaldıracağını ele alacak. Mısır, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri liderleri de İran oturumuna katılacak.
Macron Trump’ı zirvede tutmaya çalışıyor
Ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un en önemli hedeflerinden biri, zirvenin büyük bir kopuş görüntüsü vermeden tamamlanması. Fransız tarafı için bir diğer öncelik de Trump’ın toplantıdan erken ayrılmasını önlemek.
Macron bu amaçla, zirvenin bitiminden sonra 17 Haziran günü Trump’ı Versay Sarayı’nda akşam yemeğine davet etti. Fransız yetkililere göre bu yemek, ABD bağımsızlığının 250. yılına atıf taşıyor.
Trump’ın önceki G7 toplantılarından erken ayrılmış olması, Fransız diplomasisini bu kez daha temkinli davranmaya yöneltti. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nden Jeremy Shapiro’ya göre zirvenin temel hedefi, bir kriz yaşanmaması ve liderlerin her şey yolundaymış gibi görünmesi.
Avrupa-ABD hattında kırılgan denge
Avrupa başkentlerinde ABD, iklim, güvenlik ve NATO gibi temel konularda artık her zaman güvenilir bir ortak olarak görülmüyor. Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırıları, NATO’ya ilişkin sert tutumu ve Grönland’ı devralma yönündeki tehditleri, Washington’a duyulan güveni daha da zayıflattı.
G7 içinde ABD’den ne kadar uzaklaşılacağı konusunda ise tam bir birlik yok. Almanya ve Japonya, Rusya ve Çin gibi güvenlik tehditlerine daha yakın oldukları için Washington’dan tamamen kopma konusunda daha temkinli. Kanada daha açık bir mesafe koyabiliyor; Fransa ise geleneksel olarak daha bağımsız bir çizgi izliyor.
İngiltere de ton değiştiren ülkeler arasında yer alıyor. Başbakan Keir Starmer, Washington’la güvenlik konularında uyum içinde kalmanın önemini vurgularken, Londra ABD savaş uçaklarının İran’a yönelik saldırılar için İngiliz üslerini kullanmasına izin vermedi.
Çin, yapay zekâ ve borç yükü de masada
Fransa, zirvede Çin kaynaklı ekonomik dengesizlikleri de gündeme taşıyor. Paris’e göre küresel ekonomideki temel sorunlardan biri, Çin’in fazla üretmesi, ABD’nin fazla tüketmesi ve Avrupa’nın yeterince yatırım yapmaması.
Çin zirve masasında olmadığı için bu başlıkta somut bir ilerleme beklenmiyor. Ancak Fransa, sorunun varlığının kabul edilmesini bile diplomatik bir kazanım olarak görüyor.
Yapay zekâ da toplantının önemli başlıkları arasında yer alıyor. Fransa, OpenAI CEO’su Sam Altman ve Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin de aralarında olduğu teknoloji yöneticilerini zirveye davet etti.
Liderlerin ayrıca gelişmekte olan ülkelerin ağır borç yüküne ilişkin ortak bir irade beyanı yayımlaması bekleniyor.