Mahan Air'in Türkiye uçuşlarının 16 Eylül 2026'da durdurulduğu ve kararın ilgili şirketlere tebliğ edildiği bildirildi. Ancak işlemin hangi tarihten itibaren, hangi havalimanlarında ve hangi seferlerde uygulandığını gösteren kamuya açık ayrıntılı bir karar metni bulunmuyor. Türkiye'deki ilgili resmi havacılık kurumlarından da işlemi açıkça doğrulayan bir duyuru ortaya konulmuş değil.
Bu gelişme, ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC) İran havacılık sektörüne yönelik yeni yaptırım adımının ardından geldi. ABD Hazine Bakanlığı, 8 Eylül 2026'da Operation Economic Outcast kapsamında 36 hedefi yaptırım listesine aldı.

Söz konusu paket, İran'ın kalan aktif hava yolu şirketlerinin yanı sıra havacılık sektörüne uçak, parça, lojistik, finans ve genel satış acentesi hizmetleri sunan üçüncü ülke şirketlerini de kapsadı. Bakanlığa göre karar, Mahan Air'in iç ve uluslararası uçuşlarına hizmet veren kişi ve kuruluşlara yönelik Nisan ve Temmuz 2026 tarihli önceki yaptırımların devamı niteliğinde.
ABD makamları, İran merkezli ve ticari görünümlü hava yolu şirketlerinin silah, personel, hassas teknoloji ve yasa dışı kargo taşımacılığında kullanıldığını ileri sürüyor. Bu değerlendirme ABD'nin resmi pozisyonu olarak aktarılıyor; bağımsız bir mahkeme kararı anlamına gelmiyor.
Mahan Air, ABD yaptırımlarıyla ilk kez karşı karşıya kalan bir şirket değil. OFAC, şirketi 12 Ekim 2011'de İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü'ne finansal, maddi ve teknolojik destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Aralık 2019'da Mahan Air'i kitle imha silahlarının yayılmasına destek veren kişi ve kuruluşları hedefleyen yaptırım yetkisi çerçevesinde yeniden hedef aldı.

2026'nın yaz aylarında baskı, Mahan Air'e hizmet sağlayan ağlara yönelik yeni adımlarla genişledi. 9 Eylül 2026'da Türkiye merkezli üç şirketin, Mahan Air ile bağlantılı olduğu ileri sürülen ilişkiler nedeniyle ABD yaptırım listesine alındığı aktarıldı. Böylece yaptırım riski hava yolu işletmesinin yanı sıra yer hizmetleri, lojistik, uçak tedariki, bakım ve finansman zincirlerini de kapsayabilecek bir çerçeveye taşındı.
Türkiye seferlerinin gerçekten durdurulmuş olması, ABD yaptırımlarının İran merkezli bir hava yolunun Türkiye'deki operasyonlarına fiili etkisinin arttığı anlamına gelebilir. Buna karşın uygulamanın doğrudan Türk makamlarının kararıyla mı, yoksa havalimanı işletmeleri veya hizmet sağlayıcılar üzerinden mi yürütüldüğü; yolcuların ve biletlerin durumunun ne olacağı mevcut bilgilerle netleşmiş değil.