Ukrayna merkezli Fire Point, geliştirdiği anti-balistik savunma sisteminin aerodinamik olarak hazır olduğunu, ancak tam entegrasyon sağlanmadan savaşta görev yapamayacağını açıkladı.
Şirketin baş tasarımcısı ve ortak sahibi Denys Shtilerman, sistemin tek bir silah değil, birlikte çalışan unsurlardan oluşan bir savunma ağı olarak tasarlandığını söyledi. Ona göre önleyici füze, yüksek yoğunluklu manevraları yapabilecek düzeye ulaştı.
Operasyonel kullanım için eksik parçalar
Shtilerman, sistemin operasyonel hale gelmesi için radarlar, komuta merkezleri, güvenli bir veri bağlantısı ve Avrupa’da geliştirilen bir arayıcı başlığa ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Bu parçaların bir araya getirilmesiyle, balistik tehditleri gerçek zamanlı olarak tespit eden, izleyen ve önleyen katmanlı bir savunma yapısı kurulmasının hedeflendiğini söyledi.
Avrupalı ortaklarla entegrasyon
Fire Point, gerekli bileşenleri tamamlamak için Avrupalı ortaklarla çalıştığını açıkladı. Şirket, amacın yalnızca bir füze üretmek değil, birlikte çalışan bir hava savunma ağı kurmak olduğunu vurguladı.
Şirketin daha önceki açıklamalarında da önleyici füzenin aerodinamik olarak tamamlandığı, ancak dış sistemlere bağımlı kaldığı belirtilmişti.
Açıklama, Ukrayna’nın Rus füze ve İHA saldırıları karşısında hava savunma kapasitesini genişletmeye çalıştığı dönemde geldi.
G7 zirvesinde de Ukrayna’nın hava savunma ağının güçlendirilmesi gündeme gelmiş, Batılı müttefikler ek hava savunma sistemleri ve uzun menzilli silah desteği sözü vermişti.
Fire Point, kısa süre önce FREYJA adı verilen ortak Ukrayna-Avrupa füze savunma projesine dair ayrıntılar da paylaşmış, sistemin Rus balistik füzelerini önlemeye dönük olduğunu duyurmuştu.
Şirketin açıklamasına göre FP-7.X önleyicisi saniyede 2 bin metre hıza ulaşabiliyor ve hedef takibini kızılötesi güdümle yapıyor.
Fire Point, 3 Haziran'da da yabancı hava savunma önleyicilerindeki sıkıntı sürerken gelecekte FREYJA sisteminin omurgası olabilecek bir füze test ettiğini açıklamıştı. Şirketin yayımladığı test görüntülerinde, birkaç gün önce gerçekleştirildiği belirtilen tam kontrollü manevra uçuşu yer almıştı.
Şirket, Avrupa merkezli radar ve komuta-kontrol üreticilerinin projeye halihazırda katıldığını, sahaya konuşlandırma takviminin ise uluslararası ortaklarla entegrasyon hızına bağlı olacağını aktardı.