Arnavutluk’un Vjosa-Narta ekosisteminde yürütülen çalışmalar, çevre çevrelerinin sert tepkisini çeken büyük bir tartışmaya dönüştü. Yazıda, koruma altındaki bölgede buldozerlerin çalıştığı, kumulların kazıldığı ve doğal alanın geri dönüşü zor biçimde tahrip edildiği savunuluyor.
Metinde, bu alanın Akdeniz’de serbest akan son nehir deltalarından biri olduğu ve 200’den fazla kuş türüne, yavru caretta carettalara ve Akdeniz fokuna ev sahipliği yaptığı belirtiliyor. İnşaatın, marshların ortasında kurulduğu söylenen bir havaalanıyla bağlantılı olduğu da aktarılıyor.
Koruma alanında iş makineleri görüldü
Yazıda, 7 Mayıs’ta Tirana’dan Vjosa deltası bölgesine gidildiği, heyetin başta havaalanını incelemeyi beklediği ancak koruma alanının ortasında geniş bir inşaat sahasıyla karşılaştığı anlatılıyor. Buldozerlerin sahili kazdığı, kamyonların çakıl döktüğü, eski kumulların ve çam ormanlarının içinden yol açıldığı ifade ediliyor.
Metne göre alanda herhangi bir ruhsat, şirket adı ya da çevresel izin tabelası bulunmadı. Bu görüntünün, bölgede yürütülen faaliyetin meşruiyeti konusunda soru işaretlerini artırdığı vurgulanıyor.
İtirazlar ve uyarılar aynı hafta başladı
Yazar, ertesi gün, yani 8 Mayıs’ta başbakan ile çevre bakanına ciddi ve kısmen geri döndürülemez zarar uyarısı içeren bir mektup gönderdiğini yazıyor. Aynı zamanda Avrupa Komisyonu, Tirana’daki AB temsilcilikleri ve basının da bilgilendirildiği belirtiliyor.
Yazıda, ülkedeki en eski çevre örgütü olarak tanımlanan PPNEA’nın süreci sahada protestolarla büyüttüğü aktarılıyor. 15 Mayıs’ta sahada, 26 Mayıs’ta Çevre Bakanlığı önünde ve 30 Mayıs’ta yeniden bölgede gösteri yapıldığı yazılıyor.
Çitler, güvenlik ve sosyal medyaya yansıyan görüntüler
Üçüncü protesto sırasında alanın dikenli tellerle çevrildiği, güvenlik görevlilerinin göstericilere sert davrandığı ve bir erkeğin sürüklenerek götürüldüğü görüntünün çevrim içi yayıldığı ifade ediliyor. Yazıda, bu görüntülerden sonra konunun uluslararası boyut kazandığı belirtiliyor.
İnşaatın, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve kızı Ivanka Trump ile bağlantılı geniş bir gayrimenkul planıyla ilişkilendirilmesinin, tartışmanın boyutunu büyüttüğü savunuluyor. Metin, bunun yalnızca kuşlar için değil, kamu yararı ve yönetişim ilkeleri için de bir sınav olduğunu öne sürüyor.
Yolsuzluk soruşturması ve hukuki süreç
Yazıda, Arnavutluk’un Özel Yolsuzluk ve Organize Suç Savcılığı’nın Kushner destekli arazi şirketinin varlıklarını dondurduğu bilgisine de yer veriliyor. Bu adımın, 4 milyar dolarlık resort planını çevreleyen genişleyen bir mülk dolandırıcılığı soruşturmasının parçası olduğu aktarılıyor.
Metin, kamu protestolarının hukukun üstünlüğünü zorladığını, sürecin de usule uygun şekilde ilerlemesi gerektiğini vurguluyor. Aynı zamanda, araştırma ve protestoların ardından Narta lagününün denizle yeniden bağlandığı ve çitlerin kalktığı da yazılıyor.
Zararın geri alınamayacağı vurgulandı
Yazıda, düzleştirilen kumulların, kesilen ağaçların ve dökülen çakılın kendi kendine onarılmayacağına dikkat çekiliyor. Bu nedenle, alanın geleceğinin güvence altına alınması ve oluşan zararın giderilmesinin zorunlu olduğu savunuluyor.
Metnin sonunda, sahada toplananların sahte haber ya da dış güç olmadığını, gözlemcilerin farklı ülkelerden uzmanlar ve çevreciler olduğunu vurgulayan bir savunma yapılıyor. Başbakanın "düşmanların asimetrik savaşı" eleştirisine karşılık, metin gerçeklerle yüzleşilmesi gerektiğini söyleyerek sona eriyor.