Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş dördüncü yılına girerken, Kremlin Batı'nın izolasyon planlarını etkisiz hale getirmeyi başardı. New York Times'ta yayımlanan bir analize göre, Moskova Asya, Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika'da geniş bir ortaklık ağı kurarak savaşı sürdürebildi.
Araştırmacı Hannah Notte, makalesinde Rusya'nın benzeri görülmemiş Batı yaptırımlarına rağmen yeni bir küresel gerçekliğe uyum sağladığını yazdı. Bu sayede ekonomik ve siyasi baskıların etkisi azaltıldı ve Ukrayna'daki çatışma devam ettirilebildi.
Afrika ve Asya'da nüfuz genişlemesi
Notte, 'Putin'in Batı'yı Yenme Küresel Kampanyası' adlı kitabından alıntı yaparak, Moskova'nın Avrupa pazarındaki kayıplarını küresel güneydeki varlığını güçlendirerek telafi ettiğini belirtti. Pek çok ülkenin Batı ile Rusya arasında denge kurma isteği bu süreci kolaylaştırdı.
Rusya, Afrika'da ekonomik nüfuzunu artırırken medya kampanyalarını yoğunlaştırdı ve kendisini 'yeni sömürgecilik' karşıtı bir ortak olarak tanıttı. Aynı zamanda, İran yapımı insansız hava araçlarının montaj fabrikalarında çalıştırmak üzere Afrikalı genç kadınları hedef alan yanıltıcı işe alım programları kullandı.
Diplomasi ve tarihsel bağlar
Rus diplomasisi, Birleşmiş Milletler ve BRICS bünyesinde aktif kalmaya devam etti. Kremlin, yaptırımlara rağmen hâlâ etkili bir uluslararası güç olduğunu göstermek için siyasi, kültürel ve sportif etkinliklere yatırım yaptı.
Notte, Rusya'nın Güney Afrika gibi ülkelerdeki tarihsel mirasından da yararlandığını vurguladı. Sovyetler Birliği'nin geçmişte kurtuluş hareketlerine verdiği destek, siyasi elitlerin geniş kesimlerinde Rusya'nın Ukrayna savaşı anlatısına karşı anlayışlı tutumları güçlendirdi.
Bazı hükümetler ise Moskova'ya yakınlaşmayı iç iktidarlarını pekiştirmenin bir aracı olarak gördü. Gürcistan'daki 'Gürcü Rüyası' partisi, Batı karşıtı söylem benimseyerek muhaliflerini ülkeyi Rusya ile karşı karşıya getirmekle suçladı; bu tutum Kremlin'in Batı demokratik modelini zayıflatma hedefine hizmet etti.
Rus nüfuzunun sınırları ve geri tepkiler
Ancak Rus nüfuzu sınırsız değil. Savaş, geleneksel olarak Moskova'nın etki alanındaki ülkelerde ters tepkilere yol açtı. Kazakistan'da Ukrayna senaryosunun tekrarlanmasından duyulan korkuyla ulusal kimliğin güçlendirilmesi ve Rus dili ile kültürüne bağımlılığın azaltılması yönünde çağrılar yükseldi.
Ermenistan'da ise Moskova'ya duyulan güven, Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'ı kontrol altına alması sırasında geleneksel müttefikini koruyamaması nedeniyle sarsıldı. Erivan, dış ortaklıklarını çeşitlendirerek Rusya'ya bağımlılığını azaltma yoluna gitti.
Orta Doğu'da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejiminin düşüşü, Kremlin için stratejik bir darbe oldu. Moskova, en önemli bölgesel müttefiklerinden birini kaybederken ortaklarını koruma kapasitesinin gerilediğine dair bir işaret verdi.
Trump'ın dönüşü ve stratejik dayanıklılık
Notte, Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünün Moskova'nın umduğu kazanımları getirmediğini belirtti. ABD yönetimi İran'a savaş ve Venezuela'ya müdahale gibi yeni krizlerle meşgul olurken, Ukrayna savaşı çözümsüz kaldı ve Washington-Moskova yakınlaşması gerçekleşmedi.
Rusya'nın ağır insan kayıplarına, artan ekonomik baskılara ve Ukrayna'nın Rus topraklarına yönelik saldırılarının genişlemesine rağmen Putin, savaşın sonucunun ülkesinin uluslararası konumunu belirleyeceğine inanıyor. Bu nedenle Batılı rakiplerinin kendisinden önce sabrının tükeneceği bahsine oynamaya devam ediyor.
Hannah Notte, Putin'in stratejisinin hızlı bir zaferden çok dayanıklılık üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Rusya'nın tamamen izole edilmesini engelleyen küresel ortaklar ve çıkarlar ağı, uluslararası bölünme sürer ve Batı'nın Ukrayna'ya desteği azalırsa Kremlin'e hedeflerine ulaşma fırsatı sunabilir.