Berlin’deki Rus Evi’nin kapatılması planı, Almanya ile Rusya arasında kültür alanındaki karşılıklı adımların yanı sıra hukuki ve diplomatik bir gerilim yarattı. Almanya’nın kararının ardından Rusya yönetimi, Almanya’daki Goethe Enstitüsü kültür merkezlerini kapatacağını duyurdu.
Almanya, kapatma kararını Moskova’yı Leipzig/Halle Havalimanı’na yönelik ağustos başındaki insansız hava aracı saldırısı girişiminden sorumlu tutmasının ardından açıkladı. Berlin’deki gelişme, Rus Evi’nin önünde farklı grupların katıldığı protestolarla da karşılandı.
Yağmurlu bir cuma akşamı yüzlerce kişi, kira sözleşmesinin feshedilmesi kararının geri alınması talebiyle toplandı. Göstericilerden bazıları kararın siyasi olduğunu savunarak Rusya’ya yönelik tutumun sona erdirilmesini istedi. Rusya’daki liberal muhalefeti destekleyen yaklaşık bir düzine kişi "Putin’siz Rusya" ve "Kremlin’in Berlin’de adresi olmamalı" sloganlarını attı. Ukrayna yanlısı yaklaşık 100 aktivist ise Rus Evi’nin kapatılması için 2022’den bu yana yürüttükleri çalışmalara dikkat çekti.
Rus Evi’nin faaliyetleri ve statüsü
Berlin-Mitte’deki yedi katlı merkez, 1984’te Doğu Berlin’de Sovyet Bilim ve Kültür Evi adıyla açıldı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bugünkü adını alan 30 bin metrekarelik Rus Evi’nde Rusça kursları, film gösterimleri, kültür etkinlikleri ve konserler düzenleniyor.
Merkezin yöneticisi Pavel İzvolskiy, Rus Evi’nin Almanlar ile Ruslar arasında köprü kurmayı amaçladığını söyledi. Merkezin yöneticileri, her yıl yaklaşık 200 bin kişinin Rus Evi’ni ziyaret ettiğini belirtiyor.
Rus Evi’nin sahibi ve işletmecisi, kültürel değişim ile dış yardımlardan sorumlu Rus devlet kurumu Rossotrudniçestvo olarak gösteriliyor. Avrupa Birliği, 2022’de Rossotrudniçestvo’yu Kremlin’in yumuşak gücünü ve hibrit etkisini yayan başlıca devlet kurumu olmakla suçlayarak yaptırım listesine aldı.
Haziran 2025’te Münih’teki bir idare mahkemesi, Rus Evi’nin Rossotrudniçestvo’ya yönelik yaptırımların kapsamına girdiğine hükmetti. Kararın ardından merkezdeki Almanya banka hesabı donduruldu ve banka işlemleri için Almanya Merkez Bankası’nın onayı gerekli hale geldi.
Anlaşma ve mülkiyet tartışması
Berlin yönetiminin kapatma kararını uygulaması, 2011-2012 döneminde imzalanan hükümetler arası kültür ve bilgi merkezleri anlaşması nedeniyle doğrudan mümkün olmayabilir. Otomatik olarak yenilenen anlaşmanın mevcut süresi 7 Haziran 2027’de sona eriyor. Almanya hükümetinin anlaşmayı feshetmek için 6 Aralık’a kadar süresi bulunuyor.
Binanın mülkiyet yapısı da kapatma planını zorlaştırıyor. Yapı Rusya Federasyonu’na aitken, arsa Almanya’nın mülkiyetinde bulunuyor. İki ülke, 2013’te imzaladıkları anlaşmayla Rusya’ya araziyi 99 yıl kullanma hakkı tanıdı.
Berlin’deki Rusya Büyükelçiliği, Rus Evi ile Bonn’daki Rus konsolosluğunda çalışan tüm Rus personelin Almanya’dan mümkün olan en kısa sürede ayrılmasının istendiğini açıkladı. Ancak merkeze yakın bir kişi, çalışanların önemli bölümünün yalnızca görev için Almanya’ya taşınmadığını ve bazılarının Avrupa pasaportu taşıdığını söyledi.
Propaganda ve casusluk suçlamaları
Rus Evi’ne yönelik eleştiriler arasında, 2022’de Belarus’taki Yahudi katliamlarını konu alan ve Ukraynalıları Nazi olarak gösterdiği öne sürülen bir belgeselin merkezde gösterilmesi de yer aldı. Merkezin içindeki kitabevinde Rus tankı şeklinde sabunlar satıldığı iddiası da tartışma konusu oldu.
Yeşiller Partisi milletvekili Robin Wagener, faaliyetlerin karşılıklı kültürel değişimden çok Almanya’daki Rus savaş propagandasıyla ilgili olduğunu savundu. Almanya’daki Hristiyan Demokrat Birlik milletvekili Roderich Kiesewetter ise merkezin enerji tüketiminin bir kültür kurumundan beklenenden yüksek olduğunu söyledi.
Fransa da temmuz ayında Rus Evi’ni Rus istihbarat servisleri tarafından örtü olarak kullanılmakla suçladı. Böylece merkezin faaliyetleri, kültürel boyutunun yanında güvenlik ve dış politika açısından da tartışılmaya başlandı.
MnogoKnig’e yöneltilen suçlamalar
Friedrichstrasse üzerindeki Rus Evi’nde faaliyet gösteren MnogoKnig adlı kitabevi de Rusya’nın propaganda aygıtının bir aracı olmakla suçlandı. Letonya merkezli zincir, Rusça, Ukraynaca ve İngilizce kitapların yanı sıra Rusya’da yasaklanan bazı eserleri de satıyor.
Kitabevinde, Rusya’da öldürülen Kremlin eleştirmeni Aleksey Navalnıy’ın "Vatansever" adlı kitabı ile gazeteci Elena Kostyutçenko’nun "Rusya’yı Seviyorum" adlı eserinin de bulunduğu belirtildi. Letonya Devlet Güvenlik Servisi, geçen hafta zincirin Riga’daki dört şubesinde Avrupa Birliği yaptırımlarının ihlal edildiği şüphesiyle arama yaptı.
Rus Evi’ne yakın bir kişi, tank temalı boyama kitaplarının Rus propagandası olduğu yönündeki suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Aynı kişi, kitabevinin Rusya’da yasaklanan kitapları da sattığını belirterek merkezin Moskova’daki yönetim tarafından savaş yanlısı çizgide yeterince görülmeyebileceğini söyledi.