Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing, başkanlık görevine gelmesinden bu yana ilk resmi Rusya ziyareti için pazartesi günü ülkeye gitti. Ziyaret, Rusya'nın Min Aung Hlaing'in devlet başkanı olduktan sonra gittiği beşinci ülke olması bakımından da önem taşıyor.
Min Aung Hlaing daha önce Hindistan, Çin, Laos ve bu ayın başında Tayland'a resmi ziyaretler düzenledi. Rusya programında Myanmar-Rusya iş forumu da yer alıyor.
Moskova ile enerji ve yatırım bağlantıları
Myanmar ile Rusya arasındaki ekonomik gündemin merkezinde enerji ve stratejik yatırımlar bulunuyor. Min Aung Hlaing'in 2025'te Moskova'da Vladimir Putin ile yaptığı resmi görüşme sırasında Myanmar'da küçük ölçekli bir nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin anlaşma imzalandı.
İki ülke ayrıca Şubat 2025'te stratejik konumdaki Dawei Özel Ekonomik Bölgesi'ne yatırımlar konusunda bir mutabakat zaptı imzaladı. Bu mutabakat liman ve petrol rafinerisi projelerini kapsıyor.
Önceki Rusya ziyaretleri
Eski general Min Aung Hlaing, cunta liderliği döneminde Rusya'ya dört kez gitti. İlk ziyaretini, iktidarı darbeyle ele geçirmesinden beş ay sonra, Haziran 2021'de bir güvenlik konferansına katılmak için gerçekleştirdi.
Min Aung Hlaing 2022'de Rusya'yı iki kez ziyaret etti. Mart 2025'te ise Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile resmi görüşmeler yaptı.
Heyet ve savunma ilişkileri
Son ziyaretin heyetinde Tanintharyi bölgesinin başbakanı ile Myanmar uzay ajansının başkanının da yer alması bekleniyor. Dawei Özel Ekonomik Bölgesi, Tanintharyi bölgesinde bulunuyor.
Moskova ile Naypyidaw arasındaki savunma bağları son yıllarda güçlendi. Rusya, Myanmar ordusuna eğitim ve üniversite bursları sağlıyor; bazı Batılı ülkelerin yaptırım listesinde bulunan orduya silah da satıyor.
Rusya, bu yılın başlarında Myanmar'ın ilk kozmonotunu yetiştirmesine yardımcı olacağını da açıkladı.
Başkanlık ve yaptırım baskısı
Min Aung Hlaing, parlamentodaki oylamayla devlet başkanı seçilmesinin ardından uluslararası meşruiyet arayışını sürdürüyor. Başkanlık seçimi, muhalefetin etkili biçimde yer almadığı ve ordunun desteklediği partinin ağırlık kazandığı bir seçimin ardından yapıldı.
Min Aung Hlaing, Batılı ülkelerin çok sayıda yaptırımına tabi tutuluyor.