Ukrayna'da siyasi çözüm için Rusya'nın öne sürdüğü koşulları açıklayan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Kiev'in tarafsız, nükleersiz ve bağımsız statüyü kabul etmesi gerektiğini söyledi.
Medvedev, 4 Ekim pazar günü İran devlet radyo ve televizyonuna verdiği röportajda, bu çerçevenin daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından Dışişleri Bakanlığı toplantısında ortaya konulduğunu belirtti. Eski Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna'nın 1990'lı yıllarda anayasasında, egemenlik bildirisinde ve diğer belgelerinde yer alan esaslara dönmesi gerektiğini savundu.
Rusya'nın Ukrayna için öne sürdüğü koşullar
Medvedev, koşullar arasında "milliyetçi çizgiden" vazgeçilmesini ve Rusçanın yasaklanmasına yönelik uygulamaların kınanmasını da saydı. Donbas ile diğer bazı yeni bölgelerdeki toprakların Rusya'nın yargı yetkisine devredilmesini ise üçüncü koşul olarak gösterdi.
Bu adımın diplomatik çözüm temelinde gerçekleştirilebileceğini belirten Medvedev, aksi durumda aynı sonuca askeri yöntemle ulaşılacağını ifade etti.
Avrupa, enerji ve yaptırımlar
Avrupa ülkelerinin Rusya ile ekonomik bağlarını koparmasının pahalı doğal gaz ve akaryakıt, bazı temel ürünlerde eksiklik ve yüksek enflasyon sorunlarına yol açtığını savunan Medvedev, Avrupa'da Rusya'nın tehdit olarak görülmesini Rusya'nın dikkate alınması gereken bir güce sahip olduğunun göstergesi olarak değerlendirdi.

Rusya'nın Batı'dan sakin iş birliği ve normal bir diyalog dışında özel bir talebi olmadığını söyleyen Medvedev, Avrupa ülkelerinin "Rus tehdidi" söylemini kamuoyunu yönlendirmek, seçimlerde oy kazanmak ve askeri bütçelere kaynak sağlamak amacıyla kullandığını iddia etti. Avrupa'nın yaptırımlar ve iş birliğinden vazgeçme kararıyla ekonomik ilişkileri kendisinin bozduğunu ileri sürdü.
Rusya'ya yönelik yaptırım sayısının 33 bini aştığını belirten Medvedev, İran'a uygulanan yaptırımların da buna yakın seviyede olduğunu söyledi. İki ülkenin bu koşullarda finans alanında iş birliği biçimleri araması gerektiğini ifade eden Medvedev, Şanghay İşbirliği Örgütü üyelerinin ulusal para birimleriyle karşılıklı ödemelere geçmesini yaptırımlara karşı bir yanıt olarak nitelendirdi.
Orta Doğu'da güvenlik ve çok kutupluluk
Orta Doğu'daki güvenlik durumunu "son derece kötü" olarak nitelendiren Medvedev, bölgedeki kötüleşmeyi ABD ve İsrail'in gerçekleştirdiğini öne sürdüğü saldırganlıkla ilişkilendirdi. Çatışmanın daha fazla ülkenin nükleer silah edinme ihtimalini değerlendirmesine yol açtığını savundu.
Medvedev, Orta Doğu'daki güvenlik mekanizmalarının büyük ölçüde yok olduğunu ve gelecekte yeni güvenlik düzenekleri oluşturulması gerektiğini söyledi. İran'ın Washington'dan gelen tehditlere Hürmüz Boğazı üzerinden karşılık vermeyi başardığını öne süren Medvedev, Rusya'nın bölgedeki diplomatik sürece katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti.

Orta Doğu'daki gelişmelerin temel dersinin dünyanın çok kutupluluğa yönelmesi olduğunu ifade eden Medvedev, Batı ülkelerinin tek kutuplu karar anlayışının ve kendi düzenlerini başkalarına dayatmasının sona ermesi gerektiğini savundu. Bütün ülkelerin eşit ve egemen biçimde temsil edildiği bir dünya düzeni çağrısı yaptı.
Batı'nın diğer ülkelerle ilişkilerini hâlâ sömürgeci anlayışlar temelinde kurduğunu öne süren Medvedev, bunun yerini çok kutuplu ve "çok renkli" bir dünya düzeninin alması gerektiğini belirtti. Rusya'nın yanı sıra Şanghay İşbirliği Örgütü ile BRICS içindeki ortaklarının da bu hedefe yöneldiğini söyledi.
Rusya-İran iş birliği
Rusya ile İran arasındaki ilişkilerin benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını belirten Medvedev, Tahran'ın Rusya'nın diplomatik girişimlerine yüksek değer verdiğini söyledi. Rusya'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik saldırıları meşru zemine taşıyabilecek kararları engellemek dâhil siyasi adımlar attığını ifade etti.
İki ülkenin savunma alanında ortak çalışmalar yürüttüğünü belirten Medvedev, son dönemde İran uydularının Rusya tarafından birkaç kez fırlatıldığını söyledi. Bunun Rusya ile İran arasındaki iş birliğinin doğrudan sonucu olduğunu belirten Medvedev, yüksek teknoloji alanında da ortak çalışmalar yapıldığını kaydetti.
Medvedev, Buşehr nükleer santralini, yapay zekâyı ve diğer yüksek teknoloji alanlarını iki ülkenin birbirine katkı sağlayabileceği başlıklar arasında gösterdi. Rusya'nın yapay zekâ araştırmalarında aktif çalışmalar yürüten lider beş ülke arasında bulunduğunu savundu.