Karabağ'ın işgalden kurtarılmasının ardından bölgede yürütülen kazı ve arama çalışmaları, Birinci ve İkinci Karabağ savaşlarında kaybolan Azerbaycan vatandaşlarının akıbetinin belirlenmesi için sürdürülüyor.
Azerbaycan Esir, Kayıp ve Rehin Alınmış Vatandaşlarla İlgili Devlet Komisyonunun verilerine göre, iki savaş sırasında toplam 4 bin 10 Azerbaycan vatandaşı kayıp olarak kayıtlara geçti. Kayıpların 4 bin 4'ü Birinci Karabağ Savaşı'nda, 6'sı ise İkinci Karabağ Savaşı'nda meydana geldi.
Kayıplar arasında 3 bin 222 askeri personel bulunuyor
Kayıtlı kayıpların 3 bin 222'sini askeri personel oluşturuyor. Kayıp siviller arasında 71 çocuk, 288 kadın ve 319 yaşlı yer alıyor.
Arama, kazı ve kimliklendirme çalışmaları, yıllardır kendilerinden haber alınamayan kişilere ilişkin izlerin ortaya çıkarılmasına imkan sağlıyor.

Kurtarılan bölgelerde 32 toplu mezar bulundu
Kurtarılan bölgelerde bugüne kadar 32 toplu mezar tespit edildi. Bu alanlarda yapılan kazılarda 913 kişiye ait insan kalıntıları çıkarıldı.
Kalıntılar üzerinde adli tıp incelemeleri ve DNA analizleri yürütülerek kimlik tespiti yapılmaya çalışılıyor. İncelemelerde, öldürülen Azerbaycanlıların işkenceye maruz kaldığı tespit edildi.
328 kişinin kimliği tespit edildi
Adli tıp ve DNA çalışmaları sonucunda 328 kişinin kimliği belirlendi. Kimliği tespit edilenlerden 273'ünün cenazesi ailelerine teslim edildi ve defnedildi.

Bu çalışmalar, bazı ailelerin yıllardır haber alamadıkları yakınlarının akıbetini öğrenmesini ve cenazelerini teslim almasını sağladı. Resmi kayıtlara göre 3 bin 682 Azerbaycan vatandaşının akıbeti henüz belirlenemedi.
Aliyev kayıp vatandaşların unutulmadığını söyledi
Azerbaycan'ın ilgili devlet kurumları, kayıp kişilerin bulunması ve kimliklerinin belirlenmesi amacıyla kurtarılan bölgelerdeki çalışmalarını sürdürüyor. Sahadan çıkarılan kalıntılar, adli tıp ve DNA incelemelerinin ardından kimliklendirme sürecine alınıyor.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, esir ve rehinelerin gizlenmesi, işkenceyle öldürülmesi ve suçların örtbas edilmesinin uluslararası hukukun ağır ihlali olduğunu söyledi. Aliyev, bu eylemlerin hukuken değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Aliyev ayrıca kayıp vatandaşların unutulmadığını ve onların akıbetini belirleme konusunun devletin sürekli ilgi alanında bulunduğunu ifade etti. Ailelere kapsamlı destek ve ilgi gösterilmesini manevi bir yükümlülük olarak nitelendirdi.