Almanya’da şirketlerin piyasadan çekilmesi 2025’te hız kazandı. Yaklaşık 188 bin şirket faaliyetini sonlandırdı; böylece kapanış sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
İflas başvurularındaki yükseliş 2026’da da devam etti. Yerel mahkemeler Nisan 2026’da 2 bin 276 şirket iflas başvurusu kaydetti. Yıllık bazda yüzde 7,1 artan başvurular, yılın ilk çeyreğinde de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 yükseldi.
Kapanışların çoğu gönüllü gerçekleşti
2025’te faaliyetini sonlandıran şirketlerin yalnızca yüzde 13’ü iflas başvurusunda bulundu. Kapanışların büyük bölümü gönüllü olarak gerçekleşti.
Artan maliyetler, rekabet baskısı ve nitelikli iş gücü eksikliği şirketlerin piyasadan çekilmesinde etkili oldu. Kredi değerliliği iyi veya orta düzeyde bulunan bazı şirketler de faaliyetlerini sürdürmekte zorlandı.
Creditreform sözcüsü Patrick-Ludwig Hantzsch, krizin ekonominin tamamına yayıldığını değerlendirdi. Kamuoyunda büyük şirketlerin iflasları öne çıkarken, çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletme sessiz biçimde piyasadan çekildi.
İmalat, inşaat ve konaklama ağır darbe aldı
Geleneksel sektörlerdeki kapanışlar belirgin biçimde arttı. İmalat sektöründe 11 bin, inşaatta 24 bin ve konaklamada 15 bin şirket faaliyetini sonlandırdı.
Bu rakamlar, geçen yıla kıyasla imalatta yüzde 10, inşaatta yüzde 12 ve konaklamada yüzde 15 artışa karşılık geldi.
Şirketleri birden fazla baskı zorluyor
İflas uzmanı Hans Joachim-Berner, ekonomik koşulların geniş kapsamlı bir krize dönüştüğünü söyledi. Berner’e göre yüksek enerji fiyatları, enflasyonun tüketici harcamalarını sınırlaması ve faiz oranlarındaki değişim şirketler üzerindeki baskıyı artırdı.
Berner, tablonun tek bir nedene dayanmadığını belirtti. Kovid-19 salgını, tedarik zinciri sorunları, salgın sonrası toparlanma, Ukrayna’daki savaş, enerji krizi, İran ve gümrük sorunlarının şirketlerin mali kaynakları üzerinde biriktiğini ifade etti.
Yapay zekânın iş modellerinde hızlı ve köklü değişimlere yol açtığını da söyleyen Berner, şirketlerin önemli bir dönüşüm baskısıyla karşı karşıya bulunduğunu kaydetti.
Yüksek vergiler ve maliyetler tepki çekiyor
Almanya’daki iş çevreleri, yüksek vergiler, iş gücü maliyetleri ve bürokratik yükü kapanış dalgasının başlıca nedenleri arasında gösterdi.
Berlin’de konser organizatörlüğü yapan Karsten Schmidt, yüksek vergilerin küçük işletmesini zorladığını söyledi. Schmidt, vergilerin ve iş gücü maliyetlerinin daha düşük olduğu başka bir Avrupa ülkesine taşınmayı düşündüğünü belirterek Almanya’da işletmeler için daha elverişli bir ortam oluşturulması gerektiğini ifade etti.
İflas dalgası krediye erişimi zorlaştırdı
Şirket iflaslarındaki artış, bankaların kredi politikalarına da yansıdı. Bankalar yükselen risklere karşı daha fazla teminat istemeye, kredi koşullarını ağırlaştırmaya ve başvuruları daha kapsamlı incelemeye başladı.
Sipariş eksikliği ve yapısal dönüşümle karşı karşıya olan şirketler, iş modellerini yenilemek için ihtiyaç duydukları yatırımlara bu nedenle daha zor erişti. Otomotiv tedarikçileri ile enerji şirketleri, kredi koşullarındaki değişimden özellikle etkilenen sektörler arasında yer aldı.
Bankacılık çevrelerinde sistem için açıkça kriz ifadesi kullanılmasa da artan riskin kredi şartlarına yansıdığı değerlendirildi. Banka kredilerine daha fazla ihtiyaç duyan küçük ve orta ölçekli işletmelerin hareket alanı daraldı.