- BIST10011.722-%2,89
- DOLAR49,42+%0,06
- EURO55,41+%0,20
- GRAM ALTIN6.646,86+%0,37
- FAİZ%37,00-1,00
- BİTCOİN81.328-%0,98
- 16 Ekim 202612°
- BIST10011.722-%2,89
- DOLAR49,42+%0,06
- EURO55,41+%0,20
- GRAM ALTIN6.646,86+%0,37
- FAİZ%37,00-1,00
- BİTCOİN81.328-%0,98
- 16 Ekim 202612°
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz CNN Türk'e konuştu: Mekke Anlaşması, KAAN, Terörsüz Türkiye ve AB vize serbestisi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8 Ağustos'ta CNN Türk'te Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın NATO'ya alternatif olmadığını, KAAN'a Suudi ortaklığının mümkün olduğunu, Terörsüz Türkiye kanununda silah bırakmanın nasıl teyit edileceğini, AB vize serbestisindeki son durumu ve Orta Vadeli Program güncellemesini anlattı.
Mekke Anlaşması: “NATO'ya alternatif bir yapı değil”
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu anlaşma son derece önemli. Küresel düzenin zayıfladığı ortamlarda bölgesel iş birlikleri ön plana çıkıyor.
Yukarıda çatışma, aşağıda çatışma... Bir ateş çemberi etrafımız. Jeopolitik gerilimler son derece yükselmiş durumda. İşte bu ortamda birbirini tamamlayıcı özellikleri olan üç ülke arasındaki bu anlaşma çok kıymetli. Pakistan malum nükleer bir güç, ciddi bir nüfusu var ve çok önemli bir coğrafyada bulunuyor. Suudi Arabistan hem enerjide hem finansta dünyanın önde gelen ülkelerinden biri. Türkiye ise sanayisi ve özellikle savunma sanayisiyle, konumuyla, tarihi ve kurumsal birikimiyle çok önemli bir noktada. Dolayısıyla bu üç ülke arasındaki kurulan ilişki biçimi hem bölgesel istikrar hem küresel istikrara katkıda bulunacak.
Bu anlaşma birilerine karşı mı kuruldu? NATO'ya bir alternatif olarak görülebilir mi?
Bu birilerine karşı oluşturulmuş bir yapı değil. Tam aksine belli konularda gerilimler ortaya çıkmasın diye caydırıcılığı güçlendirmek için oluşturulmuş bir yapı. Dolayısıyla esas itibarıyla caydırıcı bir mekanizma. Bir taraftan da savunma sanayisi başta olmak üzere işbirliğini artırıcı bir mekanizma. Bu bizim NATO'ya veya içinde bulunduğumuz herhangi bir ittifaka alternatif bir yapı değil. Bunun da altını çizmemiz lazım.
Kesinlikle İran'a karşı bir yapılanma olarak bunu görmemek gerekir. Bu nereden gelirse gelsin oluşabilecek risklere karşı caydırıcı bir mekanizma. Esas itibarıyla bölgesel barışı ve istikrarı güçlendirmek, küresel barışa ve istikrara katkı vermek üzere oluşturulmuş bir mekanizma.
Mısır neden anlaşmaya dâhil değil? Yeni katılımlar olabilir mi?
Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Neden olmasın? Tabii ki Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Askeri olarak da coğrafi olarak da nüfus itibarıyla da. Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir bu yapıya. Buna açık bir yapı. Ama bunu üç ülke birlikte değerlendirerek kararlaştıracak.
Güvenlik alanındaki bu iş birliği ekonomiye de yansıyacak mı?
Güvenlik iş birliğinin ekonomik iş birliğini de güçlendireceğine inanıyorum. Güvenlik sınırlarda başlamıyor. Çok daha geniş küresel ve bölgesel bağlantılar içinde güvenliğiniz oluşuyor. Dolayısıyla Türkiye, bir taraftan kendi savunma sanayisini, ekonomisini, kurumsal yapısını geliştirerek güvenliğini arttırırken bir taraftan da ittifaklarını genişletiyor. Ama bir taraftan da caydırıcı ve güçlü bir ülke olarak bu rolünü hem bölgesel düzeyde hem küresel düzeyde güçlü bir aktör olarak yerine getirmeye devam edecek.
Uluslararası basında bu iş birliği için “İslami NATO” ya da “Sünni ittifakı” deniyor. Bu tanımlara katılıyor musunuz?
Doğru bulmuyorum açıkçası. İsmi neyse onunla bakmak lazım. Bu Mekke Antlaşması ve bir bölgesel güvenlik anlaşması. Elbette üç ülkede nüfusunun büyük bir bölümü Müslüman olan ülkeler. İslam dünyasının da baktığınız zaman maalesef çatışmaların, son dönemde özellikle yaşanan birçok çatışmanın odağında olduğunu ve ciddi bir güvenlik ihtiyacı içinde olduğunu görüyoruz. Bu anlamda bu yapılanma, inşallah tüm İslam dünyası için de insanlık için de daha fazla barışa daha fazla huzura vesile olur.
“KAAN da başka projeler de olabilir”
Millî muharip uçak KAAN'a Suudi Arabistan'dan ortaklık ya da finansman katkısı gelebilir mi?
Kesinlikle olabilir, neden olmasın. Amerika Birleşik Devletleri F35'i yaparken kaç tane ülkeyi kattı işin içine? Bu kadar büyük ekonomik gücü olduğu halde. Dolayısıyla geldiğimiz noktada bu tür yüksek maliyet, geniş pazar, ciddi bir katkı gerektiren projelerde platformlar oluşturmak ve olabildiğince çok dost ve kardeş ülkeyi bu sürece dahil etmek çok anlamlı. Teknolojik olarak da ekonomik olarak da pazarlama imkanları bakımından da Türkiye de bu noktada belli bir eşiğe gelmiş durumda. KAAN da başka projeler de olabilir. Ürün bazında birçok ülkeyi işin içine katan, sorumlulukları paylaşan, aynı zamanda hepsinin de katkısını alarak projelerin niteliğini artıran bir çabanın çok doğru olacağını düşünüyorum.
Pakistan'ın anlaşmada yer alması, Türkiye'nin nükleer öğrenme kapasitesine katkı sağlayacak mı?
Savunma anlamında her konuda daha yakın bir iş birliği olacak. Elbette tecrübe paylaşımı, işbirliği, çeşitli düzeylerde artık bu ülkelerin orduları, askeri yapıları arasında çok daha yakın bir diyalog olacaktır. Karşılıklı yapabilecekleri tecrübe paylaşımları olacaktır. Standartlarını yakınlaştırma, benzer standartları sağlamak, birlikte çalışabilirliği artırıcı birtakım hazırlıklar yaşanacaktır. Bunlar askeri olarak yürütülecek süreçlerdir.
Suriye'nin yeniden yapılanmasında Türkiye ve Suudi Arabistan nasıl bir rol oynayacak?
Zaten o süreç başladı. Yaptırımların kaldırılmasında birtakım kritik altyapı yatırımlarında zaten belli işbirlikleri başladı. Önümüzdeki dönem Suriye'nin istikrarı Türkiye'nin istikrarı demek aslında. Bunun bize ne kadar büyük maliyetler ürettiğini geçmişte hep birlikte yaşadık. Suriye bizim tarihsel olarak çok yakın bir ülkemiz. Oradaki insanlarla çok köklü tarihi, kültürel ilişkilerimiz var. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Suriye'de de bu işbirliğinin çok olumlu yansımaları olacağını, Irak'ta hakeza olumlu yansımaları olacağını düşünüyorum. Etrafımızdaki ülkeler ne kadar istikrarlı hale gelirse, refah düzeyleri ne kadar artarsa Türkiye olarak biz de yukarı gideriz.
Terörsüz Türkiye: “Önce silahlar bırakılacak”
Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili yanıltıcı bilgiler de dolaşıyor. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili yanıltıcı çalışmalar yürüten, dezenformasyon yayan birtakım çevreler var. Türkiye'nin bir tarihsel bir başarı sağlamasını, çok önemli bir problemi milli bir duruşla çözmesini, kendi aklıyla, kendi kurumlarıyla çözmesini hazmedemeyen birtakım çevreler olduğunu bilmemiz lazım.
Bir ülke enerjisini kendi içinde, kavgaları ve çatışmalarıyla tüketirse güçlü bir ülke hâline gelemez. Ülkemiz güvenli, güçlü bir ülke ise sorunlarını çözebilme kapasitesini ortaya koyan bir ülke ise bu her şeyden önce şehitlerimizin, gazilerimizin fedakarlıklarıyla oluştu.
Süreç başarıya ulaşırsa Türkiye ne kazanacak?
Ekonomik olarak baktığınızda doğrudan ve dolaylı maliyetler var. Terör nedeniyle yapılamayan tarım, yapılamayan turizm, terör nedeniyle gitmeyen yatırımcı, yatırım ortamı dediğimiz bir kavram var. Güvenliğin olmadığı bir ortamda, ben hep altını çizerim, ne kalkınma olur ne demokrasi olur.
Süreç olumlu devam eder, kaynaklar yatırıma, insani gelişime, altyapıya ayrılırsa bambaşka bir Türkiye görülür. Yıkıcı etkiler kısa zamanda ortaya çıkıyor, yapıcı etkiler ise biraz daha fazla zaman alabiliyor. Tam olarak bu işin bitmesiyle de hem demokraside hem kalkınmada Türkiye yeni bir faza geçmiş olacak. Çok daha yüksek standartlara doğru yürüyecek.
Kanun teklifi Meclis'te. Süreç Meclis'te nasıl yürüdü, eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin sürece çok önemli katkıları oldu. Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi; Genel Kurul'da ele alınacak.
Meclisimiz yaklaşık bir yıl süren yoğun bir çalışmayla Türkiye'nin en kritik konularından birini ele aldı. Komisyonda Cumhur İttifakı'nın yanı sıra CHP, Yeni Yol Partisi, bağımsızlar ve grubu bulunmayan partiler de yer aldı; sivil toplum ve kurumlar dinlendi. Bütün partilerin uzlaştığı ortak rapor mevcut kanunun ana çerçevesini oluşturdu; katkı sunan bütün milletvekillerine ve partilere teşekkür ediyorum.
Elbette soru işaretleri, kaygılar, eleştiriler olacaktır. Farklı görüşler demokrasinin gereği; eleştiri zenginleştiricidir. Yeter ki provokasyon olmasın, dezenformasyon olmasın, birtakım uluslararası güç odaklarının Türkiye'ye yönelik operasyonlarına bir destek olmasın.
Silah bırakma nasıl teyit edilecek, hukuki süreç nasıl işleyecek?
Silah bırakma, diğer hukuki düzenlemelerin yürürlüğe girmesi için temel şart. Silahların bırakıldığı önce ilgili kurumlar, güvenlik güçleri, istihbarat ve oluşturulan mekanizmalar tarafından tespit ve teyit edilecek; ardından bu durum Millî Güvenlik Kurulu tarafından karara bağlanıp Resmî Gazete'de yayımlanacak. Önce silahlar bırakılacak. Bu teyit ve tespit edilecek. Bu karara bağlanacak MGK tarafından. Sonra diğer hukuki süreçler devreye girmiş olacak.
2005 öncesinde işlenen suçlar ile polis ve askerlerin şehit edilmesi gibi suçlar düzenlemenin dışında. Yürütmede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında İçişleri, Adalet, Dışişleri ve Millî Savunma bakanlıkları, MİT Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden oluşan bir kurul var. Bu kurul güvenlik bürokrasisini kapsayarak süreçte devletin etkin koordinasyonunu ve kurumlar arası ortak aklı sağlayacak.
Düzenleme Abdullah Öcalan'ı ya da Selahattin Demirtaş'ı kapsıyor mu?
Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili bir konu düzenlemenin kapsamında değil.
Düzenleme dediğiniz de belli bir şahsı ilgilendiren bir şey olmaz. Genel bir düzenleme yaparsınız, kanuni düzenleme ve o düzenleme kimin için geçerliyse herkes ondan istifade eder. Bunun kararını verecek olan da ilgili yargı mercileridir.
Türkiye bu sorunu çözecek kapasiteye sahip mi?
Bizim artık sonuç almamız lazım, bu 50 yıllık sorundan memleketimizi kurtarmamız lazım. Türkiye bu sorunu çözecek devlet kapasitesine sahip. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve istihbarat teşkilatımız son derece güçlü. 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde Türk Silahlı Kuvvetleri yıpratılmaya ve parçalanmaya çalışıldı; buna rağmen darbe girişiminden kısa süre sonra sınır ötesi operasyon gerçekleştirildi.
Millî İstihbarat Teşkilatımıza teşekkür ediyorum. Bütün bu süreçlerde çok önemli bir katkıda bulundular. İbrahim Kalın başta olmak üzere, onun şahsında emeği geçen tüm istihbarat teşkilatı mensuplarına da teşekkür ediyorum. İsimlerini bilmezsiniz, ne kadar fedakar çalıştıklarını bilmezsiniz ama çok büyük katkıları olduğunu ifade etmemiz lazım.
“Terörsüz Bölge diyoruz aynı zamanda”
Suriye'deki gelişmeler ve bölge açısından bu süreç ne ifade ediyor?
Suriye'de merkezi yönetimin petrol kuyuları ve sınır kapıları üzerindeki kontrolü arttı; silahlı unsurlar büyük ölçüde orduya entegre edildi. İnşallah bu süreç tüm bölgeye de örnek olacak. 'Terörsüz Bölge' diyoruz aynı zamanda.
Bölgenin refahının yükselmesini istiyoruz ve bunu adım adım hayata geçireceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı tüm bölge için de bir model olacak; bölge, sorunlarını çözebilme konusunda bir özgüven kazanmış olacak.
Şehit yakınları ve gaziler için hangi adımlar atılıyor? Vatandaşlara çağrınız nedir?
Şehitlerimizin anne ve babalarına asgari ücret düzeyinde bir hak getirildi; bakıma muhtaç gazilerimizin bakım ücretlerinde de artış yapıldı. Vatandaşlarımızdan provokasyonlara karşı dikkatli olmalarını, hükümetimize ve kurumlarımıza güvenmelerini istiyorum.
AB vize serbestisi ve ekonomi
Avrupa Birliği ile vize serbestisinde son durum nedir?
Avrupa, hem ekonomik hem güvenlik açısından Türkiye ile daha iyi ilişkiler geliştirmek durumunda. Vize serbestisinde kalan 6 kriter konusunda bir çalışma başlattık.
Kişisel verilerin korunması en önemli maddelerden biri bu. Geri kabul ve terör tanımı ile ilgili bir mesele var. KVKK konusunda Adalet Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Akın Bakanımız, bir bilim kurulu oluşturdu, çalışma yürüttü ben de koordine ediyorum. Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak. Bu konuda bizim Avrupa'daki siyasi iradeyi görmemiz lazım, onların da atması gereken adımlar var.
Ekonomide önümüzdeki dönemin öncelikleri neler?
Orta Vadeli Programı (OVP) güncelleme çalışmalarına başladık. Eylülün ilk haftası güncellenmiş OVP'yi toplumumuzla inşallah paylaşacağız. Temel önceliğimiz, elbette fiyat istikrarı bununla birlikte büyümemizi, istihdamımızı, yatırımlarımızı geliştirmeye devam etmek. Yaşanan son savaşın etkileri oldu ve küresel ekonomiyi etkiledi. Enflasyonla mücadelemizi olumsuz etkiledi. Yeni dönemde bölgemizin, dünyamızın ekonomik şartları içerisinde bir taraftan fiyat istikrarı konusundaki kararlı tutumuzu sürdürürken bir taraftan bu süreçte daha aktif bir şekilde belli alanlarda daha hızlı adımlar atma yönünde bir kararlılık ortaya konulacaktır.
Gıda konusunda çok daha aktif bir tutum içinde olacağız. Gıda Komitesi var Sayın Maliye Bakanımızın başkanlığında çalışan bir komite. O komiteyi birlikte ağustos ayı içerisinde toplayacağız. Orada gıda konusundaki gelişmeleri haftalık izleyecek, arz talep koşullarını izleyecek, erken uyarı sistemini çalıştıracak ticaret politikaları ile birlikte vatandaşımızın birtakım hadiselerden etkilenmesinin önüne geçecek yeni mekanizmaları tartışıyoruz.
Öne Çıkan İlanlar
Sponsorlu
Benzer Röportajlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan Newsweek'e konuştu: BM reformu, İran, Mekke Anlaşması ve Rusya-Ukrayna
Newsweek
- 29.09.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan Şarku'l Avsat'a konuştu: Mekke Anlaşması, Hürmüz, Suudi Arabistan, Lübnan ve Suriye
Гассан Шарбель (Asharq Al-Awsat)
- 29.09.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan Al Jazeera'ya konuştu: Mekke Anlaşması, Hürmüz, Suriye, Gazze ve F-35
Al Jazeera Arabic
- 30.09.2026
Öne Çıkan Haberler
İş İlanları
RuskiGazeta'ten Haberdar Olun
Özel haberler, gelişmeler ve duyurular hakkında bilgi almak için abone olun. Sizi bilgilendireceğiz.
Kaydolarak Gizlilik Politikamızı kabul etmiş olursunuz





