- BIST10011.722-%2,89
- DOLAR49,42+%0,06
- EURO55,41+%0,20
- GRAM ALTIN6.646,86+%0,37
- FAİZ%37,00-1,00
- BİTCOİN81.328-%0,98
- 16 Ekim 202612°
- BIST10011.722-%2,89
- DOLAR49,42+%0,06
- EURO55,41+%0,20
- GRAM ALTIN6.646,86+%0,37
- FAİZ%37,00-1,00
- BİTCOİN81.328-%0,98
- 16 Ekim 202612°
Cumhurbaşkanı Erdoğan Al Jazeera'ya konuştu: Mekke Anlaşması, Hürmüz, Suriye, Gazze ve F-35
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doha merkezli Al Jazeera Arapça televizyonuna verdiği röportajda Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı ve Hürmüz Boğazı'nı, Suriye, Lübnan ve Gazze'deki gelişmeleri, ABD ile F-35 dosyasını, Rusya ve Avrupa Birliği ile ilişkileri değerlendirdi.
Sayın Cumhurbaşkanı, bu görüşmeyi AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümünde gerçekleştiriyoruz.
Böylesi bir günde bir araya gelmek, bizim için gerçekten ayrı bir mutluluk. 25. yıl kutlamalarıyla birlikte daha nice çeyrek asırlara inşallah yürüyeceğiz.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında yakın zamanda imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her şeyden önce Mekke Anlaşması, farklı bir değişimdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke'de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu. Mekke’de bu anlaşmanın yapılmış olması, üçlü olarak bu anlaşmayı gerçekleştirmek bizlere ayrı bir güç ve dünyaya ayrı bir mesaj olmuştur. Bu konuda ben inanıyorum ki gerek Pakistan gerek Türkiye gerekse Suudi Arabistan, bu anlaşmadan çok çok önemli memnuniyetle ayrılmışlardır. Hayırlı olsun.
ABD ile İran arasındaki sıkıntılı bir dönemde böyle bir anlaşmanın yapılmış olması, dünya barışı için önemli bir mesaj oluşturuyor. Dünya barışına önemli bir mesaj diyorum çünkü Türkiye barıştan yana tavır koyan bir ülke olarak Mekke'nin seçilmiş olması, bu barış için önemli bir adım olmuştur. İran ile ABD arasındaki süreçte barışın taraftarları olarak bizler de bunu sürekli vurguladık, sürekli barıştan yana olduğumuzu anlattık. Barıştan yana böyle bir süreci özellikle kovalayan ülkeler olarak bizler de Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan, bu barışın savunucuları olarak yerimizi aldık. Barışın savunucuları olarak da bundan sonraki süreçte yine bizler, barışı kovalayan ülkeler olarak bu yola devam edeceğiz.
Mekke Anlaşması'ndaki ortak savunma anlayışı, NATO'nun 5. maddesine benziyor mu?
Bunu şöyle ifade edeyim. Malum NATO'nun 5. maddesi neleri içeriyorsa aynı şekilde şu anda buradaki ortak savunma anlayışı da yine herhangi bir sıkıntının yaşanması hâlinde bu üç ülke burada gerekli adımı beraber atma şansına sahip olacaklardır. Bu, Türkiye’ye, Suudi Arabistan’a, Pakistan’a olabilir, hangisine olursa olsun, herhangi bir saldırı bu üç ülkeden birine olursa ortak savunma paktı olduğu için burada gerekli olan her türlü saldırıya karşı bu üç ülke birbirini savunma şansına sahiptir.
Başka ülkeler de Mekke Anlaşması'na katılabilir mi? Örneğin Mısır?
Şu anda bu üç ülkenin dışında, bu üç ülkeye ilave olabilecek ülkeler her an olabilir. Sadece Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan değil ilave bazı ülkeler de aramıza katılabilir. Bunu anlaşmayı imzaladığımızda açıkladık, 'Bundan sonraki süreçte katılacak bazı ülkeler olursa bunlara da kapımız açıktır.' dedik ve kapıyı açık tuttuk.
Mısır da eğer arzu ederse bu üç ülke arasında anlaşmayı yapar ve Mısır’a da kapısını açar.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Temennim, bir an önce barışın gerçekleşmesidir. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması bir sıkıntıdır. Bu trafiği bir an önce açmak, dünya petrol trafiğini kısa zamanda açmak suretiyle inşallah dünyanın petrol trafiğindeki bu zengin akışı durdurmamak lazım. Biz buna taraftarız, İran aynı şekilde buna taraftar. Temennimiz, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ücretsiz olarak eğer açılırsa bu çok daha isabetli olacaktır. Ücretsiz olması, buradaki trafiği açmak noktasında çok hayırlı olacaktır.
ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının ardından Tahran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları karşısında Türkiye'nin tutumu nedir?
Biz, buralarda kesinlikle savaştan yana değiliz, barıştan yanayız ama burada İsrail, bu savaşın baş aktörüdür. İsrail, burada savaşı sürekli teşvik etti, savaştan yana olmuştur. Savaştan yana olduğu için de burada diğer ülkeler çok bedel ödediler. Bunun da baş sorumlusu İsrail olmuştur.
ABD ile İran arasında çözüm arayışında Katar ve Pakistan'ın arabuluculuk rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Katar da Pakistan da bu konuda önemli görevler üstlendi; bundan sonraki süreçte de bunun devam edeceğine inanıyorum. Hep beraber el ele vereceğiz, her şeyden önce Müslümanlar olarak birliğimizi, beraberliğimizi koruyarak yolumuza devam edeceğiz.
“En kısa zamanda ben de inşallah bir Şam seyahati yapacağım”
Suriye'de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimle ilişkileri ve İsrail'in Suriye'ye saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Suriye ile devlet mekanizmalarımız gayet güzel ilişki içindeler, bu birlikteliği, bu beraberliği sürdürüyoruz. Suriye, bizim kardeşimizdir, Suriye'yi asla yalnız bırakmayacağız. Bu süreçte Suriye, kardeşlerinin kendisine olan ilgi ve alakasını görecektir, hiç endişe etmesinler.
Türkiye, Suriye'nin istikrarına nasıl destek veriyor?
Oranın istikrarı için Türkiye’nin üzerine ne düşüyorsa biz bunu sonuna kadar yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.
Suriye'de Beşşar Esed rejiminin devrilmesine giden süreçte Türkiye'nin rolü neydi?
Elhamdülillah, bunu en güzel şekilde gerek Cumhurbaşkanı Şara gerek ilgili arkadaşlar gayet iyi biliyorlar. Üzerimize düşen neyse bunu sonuna kadar yaptık. Bundan sonraki süreçte de yapmaya devam edeceğiz. En kısa zamanda ben de inşallah bir Şam seyahati yapacağım.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın Türkiye ziyaretini ve iki ülke ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Lübnan'a karşı yapılan bu saldırılar bizi ciddi manada üzmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı ile burada görüşmemizi yaptık. Bundan sonraki süreçte de Lübnan'a elimizden gelen destek neyse bu desteği vermeye devam edeceğiz. Lübnan'da ABD'nin sürece desteğine önem veriyoruz. Bunu başarmak suretiyle Lübnan’ı bu yangın çemberinden kurtarmamız lazım.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları hakkında ne söylemek istersiniz?
Şu anda İsrail, saldırgan. Lübnan, şu anda sürekli İsrail saldırıları altında. Bir an önce Lübnan’ı bu saldırılardan kurtarmamız gerekiyor. Bu konuyu ABD ile görüştük, görüşmeye de devam ediyoruz. Bu meseleyi Sayın Trump ile Türkiye'yi ziyareti sırasında da görüştük. Elbette önümüzdeki dönemde de kendisiyle görüşmeye devam edeceğiz.
“Gazze'yi biz kendi başına bırakamayız”
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sürüyor. Türkiye'nin bu konudaki tutumu nedir?
Gazze'yi biz kendi başına bırakamayız. Üzerimize düşen görev neyse Gazze ile ilgili olarak bugüne kadar bunu yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.
Hamas, ikinci aşamaya geçilmesi için ateşkesin maddelerine bağlı kalmayı, Gazze'deki yönetimden taviz vermeyi ve silahlarının toplanmasını kabul etti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burada Hamas, elinden gelen tüm samimi dayanışmayı ortaya koydu ama İsrail'den ise böyle olumlu bir yaklaşım söz konusu değil. Onlar hâlâ saldırgan tutumlarıyla Lübnan'a, Gazze'ye saldırmaya devam ediyorlar.
İsrail meselesini Başkan Trump ile görüşüyor musunuz?
Trump'ın bu gelişmelerden rahatsız olduğunu görüyorum. Bizler de bu noktada her türlü uyarıyı yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte de bu uyarıları yapmaya devam edeceğiz.
İsrailli siyasetçilerin ve İsrail basınının Türkiye'ye yönelik saldırgan söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bakın, sizinle savaşı konuşmuyoruz, barışı konuşuyoruz, dünya barışını nasıl temin ederiz, bunu konuşuyoruz ama Türkiye'ye barış değil de savaş için saldıracak olanlar olursa Türkiye, bu savaştan da çekinmez, kaçmaz, bunu da çok açık ve net bir şekilde söylüyorum. Böyle bir şeyi yaşamak istemeyiz.
Sudan ve Libya
Sudan ile ilişkiler ne durumda?
Sudan’daki gelişmeleri iyi görmüyorum ancak Sudan’a da her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili olarak Sayın Başkan ile ilişkilerimiz de çok iyi. Sudan’da gerçekten mutedil, ideal bir yönetim şekli söz konusu. Sayın Başkan, kısa süre önce bizim konuğumuz oldu ve kendisiyle görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Gerçekten Sudan’ın liderini, bu aşamada Sudan’a layık bir lider olarak gördüm.
Libya'daki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Libya ile ilişkilerimiz kararlı bir şekilde devam ediyor. Libya’yı da atılan adımlarda yalnız bırakmayacağız. Özellikle Libya’nın petrol rezervlerini beraberce değerlendirmekte Türkiye Petrolleri olarak biz de adımlarımızı attık, atıyoruz.
ABD ile ilişkiler ve F-35
ABD ile ilişkilerde, özellikle Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılımı konusunda beklentiniz nedir?
Şu anda elbette Sayın Trump'ın F-35 uçakları konusunda verdiği sözü yerine getirmesini bekliyoruz. Bize F-35’lerle ilgili söz vermiştir ve bu sözün yerine gelmesi, Türkiye açısından önem arz etmektedir, bu sözü bekliyoruz.
Türkiye ile ABD arasındaki en önemli dosyalar neler?
Dosyalar çok. Savunma sanayisiyle ilgili dosyalar var. Bunun yanında ticaret hacmi konusunda attığımız adımlar var. Atacağımız adımlar var.
Türkiye-ABD ilişkilerinde İsrail'in bir yeri var mı?
Biz, burada İsrail'i hiçbir şekilde masaya asla almış değiliz. Burada bizim muhatabımız Amerika’dır. Bu konuları Amerika ile görüşmek suretiyle adımlarımızı atıyoruz, atarız.
“Rusya ile ilişkilerimiz gayet iyi”
Rusya ile ilişkiler ne durumda?
Rusya ile ilişkilerimiz gayet iyi. İlişkilerimizi sürekli telefon diplomasisiyle devam ettiriyoruz. İlgili bakan arkadaşlarım sürekli Rusya'daki muhataplarını ararlar, onlar da benim ilgili bakanlarımı ararlar. Böylece görüşmelerimizi sürdürüyoruz.
Türk ordusunun bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Güçlü bir orduya sahibiz, güçlü bir jandarmamız var. Bu ordu, şu anda kendi içerisinde birlik ve beraberlik hâlinde hareket ediyor. Bu birlik ve beraberlik hâlinde hareket eden ordumuzun bu düzeni, bu kuruluşu herkesi gerçek manada kendi içinde sevindiriyor. Ordumuz birdir, beraberdir, bütündür ve yoluna da bu şekilde devam etmektedir. Politikayla askerimizin ilişiği yoktur.
“Bizim için önceliğimiz Avrupa Birliği değil”
Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Avrupa, 53 yıldır Türkiye’yi arasına almadığı gibi bundan sonraki süreçte de almayı düşünmüyor ama biz kapımızı kapamadık. Biz, yine Avrupa Birliği’ne katılmayı düşünüyoruz. Alırlarsa ne ala, almazlarsa ne ala. Bizim için önceliğimiz Avrupa Birliği değil ama Avrupa Birliği’ne sürekli söylüyoruz, kaybeden siz olursunuz, Türkiye olmaz.
Türkiye'nin geleceğine ilişkin ne söylemek istersiniz?
Türkiye’de AK Parti iktidarını takibe devam edin. AK Parti ile Türkiye, çok daha güçlü yarınlara yürüyecektir, bundan kimsenin endişesi, şüphesi olmasın. Türkiye, inşallah yarına çok daha güçlü girecek ve güçlü bir şekilde de yürüyecektir. Dünya barışında Türkiye’nin konumu çok daha farklı olacaktır.
Son olarak Arap dünyasına bir mesajınız var mı?
Hepsine selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Biz, onların hepsini seviyoruz. Biz, biriz, beraberiz, iriyiz, aman birbirimizi kırmayalım, gücendirmeyelim, birlikte olmaya devam edelim.
Öne Çıkan İlanlar
Sponsorlu
Benzer Röportajlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan Newsweek'e konuştu: BM reformu, İran, Mekke Anlaşması ve Rusya-Ukrayna
Newsweek
- 29.09.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan Şarku'l Avsat'a konuştu: Mekke Anlaşması, Hürmüz, Suudi Arabistan, Lübnan ve Suriye
Гассан Шарбель (Asharq Al-Awsat)
- 29.09.2026
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz CNN Türk'e konuştu: Mekke Anlaşması, KAAN, Terörsüz Türkiye ve AB vize serbestisi
CNN Türk
- 30.09.2026
Öne Çıkan Haberler
İş İlanları
RuskiGazeta'ten Haberdar Olun
Özel haberler, gelişmeler ve duyurular hakkında bilgi almak için abone olun. Sizi bilgilendireceğiz.
Kaydolarak Gizlilik Politikamızı kabul etmiş olursunuz





