Rusya-Ukrayna savaşında diplomatik sürecin yeniden canlandırılması çağrısı, BM Genel Kurulunda düzenlenen toplantıda Türkiye tarafından gündeme getirildi. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, savaşın çevresindeki gelişmelerin ele alındığı oturumda Ankara'nın diplomatik çözüm yaklaşımını aktardı.
Yıldız, müzakere sürecindeki tıkanıklığın devam etmesinin çatışmanın tırmanmasına, çok sayıda sivilin yaşamını yitirmesine ve büyük yıkıma neden olduğunu söyledi. Savaşın yükünü yine sivillerin taşıdığını belirten Yıldız, Rusya ile Ukrayna arasındaki görüşmelerin yeniden başlatılmasını hayati bir adım olarak niteledi.
Türkiye yeni müzakere turlarını destekliyor
Birleşmiş Milletlerin barış çabalarında daha etkin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Yıldız, Türkiye'nin savaşın ilk günlerinden itibaren çatışmanın diplomasi yoluyla sona erdirilmesi için kararlı bir tutum izlediğini ifade etti. Türkiye'nin müzakerelerde arabulucu rolü üstlendiğini de kaydetti.
Yıldız, Ankara'nın diplomasiyi önceleyen çizgisini koruduğunu vurgulayarak tarafların barış için zor uzlaşılara hazırlanmaları ve gerekli adımları atarak müzakere masasına dönmeleri gerektiğini söyledi.
Diplomatik sürecin hâlâ ilerleme imkânı bulunduğunu dile getiren Yıldız, yeni müzakere turlarının sürece ivme kazandırmasını ve barışın yolunu açmasını umduğunu belirtti. Türkiye'nin savaşı sona erdirmek amacıyla diplomatik çabalarını sürdüreceğini açıklayan Yıldız, Ukrayna'da uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı ilkelerine dayanan adil ve kalıcı bir barış hedefini yineledi.
Kırım Tatarlarının haklarının korunması
Türkiye'nin Kırım Tatarlarının durumunu yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyleyen Yıldız, ortak tarih nedeniyle bu topluluğun refahının yanı sıra kimliğinin, kültürünün, dilinin ve haklarının korunmasının Türkiye açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Kırım Tatarlarının kendi vatanlarında güvenli ve onurlu bir hayat sürmesi gerektiğini belirten Yıldız, kültürel mirasın korunmasının önemine işaret etti.
Yıldız ayrıca Türkiye'nin Kırım'ın 2014'teki işgali ve yasa dışı ilhakından bu yana Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusundaki tutumunun açık olduğunu söyledi. Bu yaklaşımın uluslararası hukuk kurallarına dayanacağını belirtti.