Küba, ABD'nin sıkılaştırdığı yaptırımların gölgesinde, bir hafta içinde ikinci kez tüm adayı etkileyen elektrik kesintisiyle sarsıldı. Devlet elektrik kurumu Unión Eléctrica, Cuma günü yerel saatle 16:30'da başlayan kesintinin ülke genelinde yaşandığını açıkladı.
Kesinti, Pazartesi günü meydana gelen benzer bir olayın ardından geldi. Böylece 2026 yılının başından bu yana ada çapında toplam dört büyük elektrik kesintisi kaydedilmiş oldu; bunlardan ikisi Mart ayında gerçekleşmişti.
Eski altyapı ve ABD ablukası krizi derinleştiriyor
Küba'da sık görülen elektrik kesintilerinin temelinde, büyük ölçüde Soğuk Savaş dönemine dayanan eski enerji altyapısı yatıyor. Ancak kriz, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ocak ayında Küba'ya yönelik akaryakıt tedarikini fiilen kesmesiyle yeni bir boyut kazandı.
ABD, 1960'lardan beri Küba'ya karşı modern tarihin en uzun ticari ambargosunu sürdürüyor. İkinci döneminde Trump, komünist yönetim altındaki adada rejim değişikliğini hedefleyen politikaları devreye aldı.
3 Ocak'ta Trump, Küba'nın müttefiki Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik bir askeri operasyona onay verdi. Operasyon, Maduro'nun kaçırılarak New York'a götürülmesiyle sonuçlandı; Maduro halen uyuşturucu ve silah suçlamalarıyla tutuklu bulunuyor.
Maduro'nun görevden uzaklaştırılmasının ardından Trump, Venezuela'nın Küba'ya petrol ve para göndermeyeceğini ilan etti. 29 Ocak'ta yayımladığı başkanlık kararnamesiyle Küba'yı "ABD için olağandışı ve olağanüstü bir tehdit" olarak nitelendirdi ve adaya akaryakıt sağlayan ülkeleri yüksek gümrük tarifeleriyle tehdit etti.
Bu tarihten sonra Küba'ya yalnızca bir Rus petrol tankeri ulaşabildi; o da Mart ayında gerçekleşti.
BM: Akaryakıt kısıtlamaları bebek ölümlerini ikiye katladı
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Küba, 2023 itibarıyla kullandığı petrolün sadece yüzde 40'ını kendi üretebiliyor; geri kalanı ithalata bağlı. Uzmanlar, akaryakıt yokluğunun ulaşım gibi temel kamu hizmetlerini felç ederek sivil nüfusu olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Haziran ayında yaptığı açıklamada, son aylarda bebek ölüm oranlarının neredeyse iki katına çıktığını belirtti. Türk, "2026 başından bu yana uygulanan akaryakıt kısıtlamaları ve ülke dışı yaptırımların sıkılaştırılması, özellikle en savunmasız kesimler olmak üzere Kübalılara doğrudan zarar veriyor" dedi. "Doktorlar temel tıbbi malzeme ve ilaçlara erişemediği için çocuklar ölüyor. Bu kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
ABD yönetimi suçu Küba hükümetine yüklüyor
Trump yönetimi, yaşanan elektrik kesintilerinden Küba hükümetinin kötü yönetimini sorumlu tutuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mart ayında Al Jazeera'ya verdiği demeçte, "Küba rejimine karşı cezalandırıcı hiçbir şey yapmadık" iddiasında bulundu.
Yenilenebilir enerjiye geçiş planları yavaş ilerliyor
Akaryakıt ablukası öncesinde Küba, enerji altyapısının bir bölümünü fosil yakıtlardan güneş ve diğer yenilenebilir kaynaklara kaydırmayı planlıyordu. ABD'nin başlıca ekonomik rakibi Çin'den ithal edilen güneş teknolojisiyle bu geçişi hızlandırdı.
Ancak, 2022 tahminlerine göre yenilenebilir enerji Küba'nın toplam enerji tüketiminin sadece yaklaşık yüzde 18'ini karşılıyor. Küba, 2030 yılına kadar enerjisinin yaklaşık dörtte birini yenilenebilir kaynaklardan üretmeyi hedefliyor.