Kolombiya’nın başkenti Bogota’da Ulusal Müze önündeki eyleme tazyikli suyla müdahale edilmesi, hükümet ile Kamu Denetçiliği (Defensoría del Pueblo) arasında tartışmaya yol açtı. Müzeden yaklaşık 30 parçanın kaldırılmasına karşı düzenlenen protestoların ikinci günü olan pazar günü, zırhlı polis araçları Carrera Séptima caddesini kapatan göstericilere su sıktı.
İçişleri Bakanı Rodrigo Lara, polisin yalnızca caddenin tamamen kapatılmasının ardından trafiği yeniden sağlamak için müdahale ettiğini söyledi. Lara, “Bogota’nın ana arterlerinden biri olan Carrera Séptima’nın tamamen kapatılmasına hiçbir şekilde izin verilemez” diyerek müdahalenin belediyeyle eşgüdüm içinde yapıldığını ve barışçıl gösteri hakkının korunduğunu savundu.
Kamu Denetçisi Iris Marín ise barışçıl bir eyleme karşı tazyikli su aracı kullanılmasını “gereksiz ve orantısız” olarak nitelendirdi. Marín, Anayasa Mahkemesinin içtihadına göre yol kapatmanın gösteri hakkının bir parçası olabileceğini ve tek başına bir eylemin dağıtılmasını haklı kılmadığını hatırlattı.
Olaylar nasıl gelişti?
Pazar günkü oturma eylemi saat 10.00’da başladı ve en az 300 kişiyi bir araya getirdi. Saat 15.30 sularında polisin çevik kuvvet birimi Unadi (eski adıyla ESMAD) tazyikli su ve ses bombası kullandı, bazı göstericiler de taşla karşılık verdi. Aşağıdaki görüntüler, müzenin yakınındaki TransMilenio durağı önündeki müdahaleyi gösteriyor.
Gerginlik akşam saatlerinde Calle 26 üzerindeki Hafıza, Barış ve Uzlaşma Merkezi’ne kadar yayıldı. İnsan hakları örgütü Temblores, yaralananlar ve usulsüz gözaltılar olduğunu, gözaltına alınanların polis noktalarına ve geçici tutma merkezlerine götürüldüğünü açıkladı. Yaralı ve gözaltı sayısına ilişkin resmi bir veri henüz yok.
Kamu Denetçiliğinin tahminine göre cumartesi günkü ilk eyleme yaklaşık 500 kişi katıldı. O gün tazyikli su saat 18.30 sularında kullanıldı, düzen ise 19.30’a doğru sağlandı. İki gün boyunca müze önüne en az 800 kişi geldi.

Eserler neden kaldırıldı?
Paola Holguín’in başında bulunduğu Kültür Bakanlığı, geçen hafta Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella’nın doğrudan talimatıyla eserleri depoya kaldırdı. De la Espriella, eski M-19 gerilla örgütünün komutanı Carlos Pizarro’nun yer aldığı “tüm bu terör övgüsünün” kamusal alanlardan kaldırılmasını istemiş ve “Terör övgüsünü kabul etmiyorum. Bu hükümette bu iş bitti” demişti.
Holguín, müzenin “siyasi telkin ya da suçu övme alanına” dönüşmemesi gerektiğini söyledi. De la Espriella ise izlediği yolu, selefi Gustavo Petro hükümetinin “woke” anlayışına karşı bir “kültürel karşı devrim” olarak tanımladı.
Kaldırılanlar arasında 1990’da suikastta hayatını kaybeden Pizarro ile Yurtsever Birlik adayı Bernardo Jaramillo Ossa’nın seçim afişleri ve 2016’da FARC ile imzalanan barış anlaşmasında kullanılan, mermi kovanından yapılmış “Balígrafo” kalemi var. 1991 Anayasası’nın yolunu açan “Yedinci Oy Pusulası”, LGBTİ+ onur bayrağı, LGBTİ+ yürüyüşlerinin fotoğrafları ve feminist afişler de depoya gönderildi.
Eleştiriler ve yeni eylemler
Kolombiya Aile Refahı Enstitüsü (ICBF) Başkanı Carolina Restrepo, çocukları ön saflara koyan yetişkinleri eleştirerek “Çocuklar kalkan değildir, protesto aracı değildir” dedi. Modern sanat müzeleri ve kültür kuruluşları ortak bildiriyle eserlerin kaldırılmasına karşı çıktı. Kongre üyesi Jennifer Pedraza ise Holguín’in Kongre’de denetim görüşmesine çağrılacağını duyurdu.
Bogota yönetimi bu hafta kentte sekiz eylem bekliyor, bunlardan ikisi Ulusal Müze önünde yapılacak. Kolombiya’daki protestoların, Fransa’da son günlerde akaryakıt zamlarına karşı düzenlenen gösterilerle bir bağlantısı yok.