Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik bir saldırı, bölgedeki gerilimi ve ABD-İran arasındaki barış müzakerelerinin kırılganlığını yeniden gündeme getirdi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Umman'ın Limah bölgesi açıklarında bir tankerin bilinmeyen bir mermiyle vurulduğunu ve gemide yangın çıktığını bildirdi.
Axios haber sitesi, ismini vermediği iki ABD'li yetkiliye dayandırarak İran Devrim Muhafızları'nın (IRGC) Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere en az iki füze fırlattığını yazdı. Yetkililer iki geminin ciddi hasar aldığını ancak can kaybı olmadığını belirtti.
Reuters'a konuşan kaynaklar, vurulan tankerlerden birinin Katar bandıralı "Al Rekayyat" adlı LNG gemisi, diğerinin ise Suudi Arabistan bandıralı bir ham petrol tankeri olduğunu aktardı. İlk gemide makine dairesinde çıkan yangının patlama riski oluşturduğu ifade edildi.
İran devlet televizyonu, tankerin uyarılara rağmen ilerlediğini iddia etse de Tahran saldırıyı doğrudan üstlenmedi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ve IRGC'den konuyla ilgili resmi bir açıklama gelmedi.
Barış sürecine gölge düşüren saldırı
Saldırı, ABD ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaşın sona erdirilmesi amacıyla yürütülen hassas görüşmelerin devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. İmzalanan mutabakat zaptı 60 günlük bir ateşkes ve kalıcı anlaşma müzakereleri öngörüyordu.
Veri takip şirketi Kpler'in verilerine göre hafta sonu Hürmüz Boğazı'ndan toplam 108 gemi geçiş yaptı. Savaş öncesinde günde 120-140 geminin geçtiği boğazda trafik, savaşın zirve yaptığı dönemde günde sadece 2 tankere kadar düşmüştü.
İran, savaşın başından bu yana boğazdaki geçişleri kısıtlarken, haziran ayında ABD de İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı. Mutabakat zaptına rağmen, boğazdaki mayın belirsizliği ve ticari riskler nedeniyle gemi trafiğinin tam olarak toparlanamadığı belirtiliyor.
Müzakerelerin geleceği belirsiz
Uzmanlar, ABD ile İran arasındaki mutabakatın boğazla ilgili maddelerinin muğlak olduğunu ve son saldırının barış sürecini sekteye uğratabileceğini söylüyor. Geçen hafta Katar'da sona eren dolaylı görüşmelerden kalıcı bir anlaşma çıkmadı.
Güney Florida Üniversitesi'nden Prof. Mohsen Milani, İran'ın Hürmüz'ü coğrafi olarak silahlandırarak pazarlık gücünü artırmaya çalıştığını ifade ederken, Washington'ın seyrüsefer serbestisi ilkesi altında İran'ın kontrolünü sınırlamaya çalıştığını belirtti.
ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te yaptığı açıklamada, "Ya bir anlaşma yapacağız ya da işi bitireceğiz. İşi bitirmek zor olmayacak. Anlaşmayı tercih ederim çünkü 91 milyon insanı etkilemek istemiyorum" dedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu tür tehditlerin mutabakata aykırı olduğunu söyledi ve tehditler sürdüğü takdirde nihai anlaşma müzakerelerinin başlamayacağını vurguladı.