ABD'de göçmenlik tutuklularının ölüm oranları, 22 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak sağlık hizmetlerindeki yapısal sorunların derinleştiğine işaret ediyor. JAMA tıp dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, 2004 mali yılından 2024 mali yılının başına kadar ICE gözetimindeki ölüm oranları dalgalı bir seyir izledi. 2024 mali yılında ölüm oranı, 100.000 tutuklu başına yıllık 88,9 kişi olarak hesaplandı ve bu oran COVID-19 dönemindeki zirveyi bile geçti.
Araştırmayı değerlendiren uzmanlar, bu artışın sadece klinik bir olay olmadığını, aynı zamanda sağlık hizmetlerinde ve gözetim koşullarında sistemsel zayıflıkların göstergesi olduğunu vurguladı. Özellikle Trump yönetimi döneminde tutuklu sayısının hızla artması, gözetim koşullarının kötüleşmesi ve denetim mekanizmalarının zayıflaması bu durumu etkileyen faktörler arasında gösteriliyor.
ICE, ölüm vakalarına ilişkin kamuya açıklanan bilgileri azaltarak şeffaflıkta gerileme yaşadı. Buna karşın İç Güvenlik Bakanlığı, ölüm oranlarında önemli bir artış olmadığını ve tutuklu nüfusun küçük bir yüzdesini oluşturduğunu belirtti. Bakanlık, tutuklulara uygun tıbbi bakım ve insani koşullar sağlandığını ifade etti.
Araştırmada, ölen tutukluların çoğunluğunun erkek ve ortalama yaşlarının 45 olduğu, kalp hastalıklarının ölüm nedenleri arasında önemli bir yer tuttuğu belirtildi. Ayrıca, ölümlerin yaklaşık yarısının nedeninin belirsiz veya sınıflandırılmamış olması, hesap verebilirlik ve önleyici tedbirlerin alınması açısından endişe yaratıyor. Uzmanlar, bu verilerin gözetim sistemindeki uzun süredir devam eden eksikliklerin ve sağlık hizmetlerindeki yetersizliklerin altını çizdiğini belirtti.
Sonuç olarak, göçmenlik tutuklularındaki ölüm oranlarındaki artış, sağlık hizmetlerinde ve gözetim koşullarında kapsamlı iyileştirmeler yapılması gerektiğine dair önemli bir uyarı niteliği taşıyor.