Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin uzatılması, Washington ile Paris arasında nadir görülen bir diplomatik krizi tetikledi. Fransa'nın Cenevre'deki BM misyonu, yapılan oylamanın ardından sosyal medyada ABD'yi hedef alan sert bir açıklama yayınladı.
Fransız misyonu, "ABD eskiden insan haklarının feneriydi. Artık değil. Bugün Kuzey Kore, Nikaragua, Mali ve Rusya'nın yanında, izole durumda. Ve dünya artık onu dinlemiyor" ifadelerini kullandı ve mesajına "#AmericaAlone" etiketini ekledi.
ABD'nin BM Büyükelçisi Mike Waltz, bu paylaşıma aynı platformdan verdiği yanıtta Fransa'nın tutumunu şiddetle eleştirdi. Waltz, "Fransa en kötü insan hakları ihlalcilerini şımartan utanç verici oyu için dikkat dağıtmaya çalışıyor" dedi ve Fransa'nın "dünyanın en büyük zalimlerine yakınlık gösteren birine" oy verdiğini öne sürdü.
BM Genel Kurulu'nda Cumartesi günü yapılan oylamada, Volker Türk'ün görev süresi 144 lehte, 10 aleyhte ve 13 çekimser oyla 12 Ekim 2026'dan 11 Ekim 2030'a kadar uzatıldı. ABD, oylamanın ertelenmesi talebinde bulundu ancak üye devletler bu talebi reddetti.
Oylama öncesinde ABD'nin BM yönetim ve reform temsilcisi Büyükelçi Jeff Bartos, Türk'ü sert bir dille eleştirerek, "Sn. Türk, sistemi ölüm döşeğine getirdi. Eğer Volker Türk'ü dört yıllığına yeniden atarsanız bu sistem son nefesini verecek" ifadelerini kullandı.
Bartos, Türk'ün demokrasileri orantısız şekilde kınadığını, otoriter hükümetlerin ihlallerine ise yeterince tepki göstermediğini savundu. Özellikle İsrail'e yönelik eleştirilerin diğer ülkelere kıyasla çok daha fazla olduğunu belirten Bartos, İran'da başlayan şiddet dalgasına karşı Türk'ün 12 gün sustuğunu ancak ABD'nin İran'a yönelik askeri harekâtını hızla kınadığını iddia etti.
Fransa'nın BM Büyükelçisi Jérôme Bonnafont ise tam tersi bir değerlendirme yaparak, Türk'ün "titizlik ve tarafsızlık" sergilediğini ve "devletleri gerçeklerle ve sorumluluklarıyla yüzleştiren bir vicdan sesi" olduğunu söyledi.
Cenevre merkezli denetim kuruluşu UN Watch tarafından yayımlanan bir analize göre ise Türk, ABD'yi Çin, Kuzey Kore, Küba, Suudi Arabistan ve Katar'ın toplamından daha fazla eleştirdi. Kuruluş, Türk'ün kendi inisiyatifiyle yaptığı açıklamalarda Küba, Kuzey Kore ve diğer bazı otoriter ülkelere yönelik hiçbir eleştiri bulunmadığını öne sürdü.
Konuya yakın bir ABD'li yetkili, Fransızların "küstah" olarak nitelendirdiği kamuoyu saldırısı karşısında Washington'un şaşırdığını belirtti. Aynı yetkili, oylamanın aceleye getirildiğini ve Türk'ün mevcut görev süresinin Ekim ayına kadar devam ettiğini vurguladı.