Boşnak lider Becirovic, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek'e ilişkin değerlendirmelerde bulundu. New York'taki oturumda, Bosna Hersek halkının ağır sınavlara rağmen geleceğe ilerleme iradesini koruduğunu söyledi.
Becirovic, Bosna Hersek'in 1992-1995 yıllarında saldırıya, Boşnaklara yönelik soykırıma ve insanlığa karşı suçlara maruz kaldığını ifade etti. Bosna Hersek toprakları üzerinden büyük devlet projelerini hayata geçirmek isteyenlerin bulunduğunu savunan Becirovic, bu anlayışın geçmişte askeri yöntemlerle, bugün ise siyasi ve diplomatik araçlarla sürdürüldüğünü belirtti.
Birleşmiş Milletler'in en yüksek yargı organlarının Boşnaklara karşı soykırım işlendiğini ve Bosna Hersek'in bölünmek istendiğini tespit ettiğini kaydeden Becirovic, dünyanın adaletsizlik, güvensizlik ve hoşgörüsüzlükle çevrildiğini söyledi.
Becirovic Gazze ve Ukrayna'da tepki çağrısı yaptı
Becirovic, otoriter popülizmin güçlenmesiyle birlikte Ukrayna'ya yönelik saldırı, Gazze'deki acılar, Körfez bölgesindeki savaş ve Sudan'daki durumun insanlığı belirsizlik ve korkunun hakim olduğu derin bir krize sürüklediğini dile getirdi.
Adaletsizlik karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan Becirovic, dünyanın Bosna Hersek'e yönelik saldırı döneminde olduğu gibi Ukrayna'ya yönelik saldırıya ve Gazze'de Filistinlilere karşı işlendiğini savunduğu soykırıma da gereken tepkiyi vermediğini ifade etti.
Sırbistan yönetimine Ratko Mladic tepkisi
İnsanlığın geleceğinin şiddete ve insan hakları ihlallerine dayanan politikalarda bulunmadığını söyleyen Becirovic, diyalog yoluyla bir barış kültürü oluşturulmasını istedi. Bosna Hersek'in, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da soykırım yaşanan tek ülke olduğunu hatırlattı.
Sırbistan yönetiminin hüküm giymiş savaş suçlusu Ratko Mladic'i yüceltmesini özellikle tehlikeli bulan Becirovic, Mladic'in kahraman değil, hüküm giymiş bir savaş suçlusu olduğunu belirtti. Becirovic, Mladic'in kurumsal düzeyde yüceltilmesini kabul edilemez ve medeniyet karşıtı bir eylem olarak nitelendirdi.
Bu tutumun, Sırbistan yönetiminin kendisini Avrupa tarihinin en acımasız savaş suçlularından biriyle özdeşleştirdiği anlamına geldiğini savunan Becirovic, bunun saldırı ve soykırıma yol açan ideoloji ve politikalardan vazgeçilmediğini gösterdiğini söyledi.
Becirovic, savaş suçlularını kurumsal düzeyde yüceltenlere karşı uluslararası aktörlerin somut tedbirler almasını istedi.