Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’e yayılmasının Türkiye vatandaşlarının hayatı ve Türk şirketlerinin faaliyetleri açısından tehdit oluşturduğunu söyledi. Fidan, 15 Eylül Salı günü Bakü’de Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile düzenlediği ortak basın toplantısında, sivil gemilere yönelik saldırıların da kabul edilemez olduğunu belirtti.
Çatışmalar devam ettikçe sivil kayıplar ve yıkımın arttığını ifade eden Fidan, Türkiye’nin savaşın başından bu yana Karadeniz’i çatışmanın dışında tutmak için çaba gösterdiğini aktardı. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin dikkatli uygulanması ve Karadeniz Tahıl Girişimi sayesinde bu çabaların kısmen sonuç verdiğini söyledi.
Karadeniz’de sivil gemilerin güvenliği
Fidan, son aylarda Karadeniz’de sivil gemileri hedef alan saldırıların can güvenliği, mal varlığı, deniz taşımacılığı ve çevre bakımından ciddi riskler yarattığını kaydetti. Saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerin hayatını kaybettiğini belirten Fidan, savaşın Karadeniz’e taşınmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Tarafların bu konuda gerekli uyarıları aldığını söyleyen Fidan, siyasi irade ortaya konulması ve iyi niyetle hareket edilmesi durumunda uzlaşı için ortak bir zemin oluşturulabileceğini dile getirdi. Türkiye’nin çatışmayı sona erdirmek için girişimlerini artırdığını ve barış yönündeki çabalarını sürdüreceğini açıkladı.
Rusya-Ukrayna savaşı için diplomatik çözüm arayışı
Fidan, savaşın Karadeniz’in yanı sıra Avrupa’nın diğer ülkelerine yayılabileceği yönündeki açıklamaların zaman zaman gündeme geldiğini belirtti. Türkiye’nin savaşın başlamaması, genişlememesi ve derhal sona ermesi gerektiği yönündeki tutumunu koruduğunu ifade etti.
Taraflarla yürütülen temasların Tahıl Anlaşması ve esir takası gibi mutabakatların uygulanmasına katkı sağladığını aktaran Fidan, İstanbul’daki Rusya-Ukrayna görüşmelerinde tarafların barış anlaşması metnini imzalama noktasına çok yaklaştığını, ancak sürecin tamamlanamadığını söyledi.
Savaşın bölgeyle birlikte dünya ekonomisine de zarar verdiğini belirten Fidan, enerji altyapısına yönelik saldırıların kabul edilemez olduğu konusunda taraflar arasında anlayış oluşturulması ve moratoryum ilan edilmesi gerektiğini kaydetti. Birleşmiş Milletler, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve bazı ülkelerin bu yönde çaba gösterdiğini bildirdi.
Karadeniz öncelikli olmak üzere taraflarla görüşmelerin sürdüğünü aktaran Fidan, Türkiye’nin öneriler sunduğunu ve tarafların yanıtlarını ortak bir anlayış temelinde uzlaştırmaya çalıştıklarını söyledi. Savaşın son bir yılda yıpratma savaşından yıkım savaşına dönüştüğünü belirten Fidan, sivil kayıpların arttığını, çatışmanın coğrafi alanının, savaş yöntemlerinin ve hedeflerinin sertleştiğini ifade etti.
Fidan, savaşın durdurulmaması halinde enerji fiyatları, gıda güvenliği ve çevrenin daha büyük risk altına gireceği uyarısında bulundu. Daha fazla yayılmayı ve yeni trajedileri önlemek için tarafların uzlaşmaya yönelmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve Güney Kafkasya
Türkiye ile Azerbaycan’ın önemli sorunları yüzyıllara dayanan dostluk temelinde birlikte çözdüğünü belirten Fidan, ilişkilerin "tek millet, iki devlet" anlayışıyla sürdüğünü söyledi. İki ülkenin cumhurbaşkanlarına liderlikleri dolayısıyla teşekkür etti.
Bakü ziyaretinin, Kafkas İslam Ordusu’nun Nuri Paşa komutasında Bakü’yü kurtarmasının 108’inci yıl dönümüne denk geldiğini aktaran Fidan, bağımsızlık için hayatını kaybedenleri saygıyla andı. Ziyareti sırasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev başta olmak üzere çeşitli görüşmeler yaptığını ve ikili ile bölgesel gündeme ilişkin değerlendirmeleri dinlediğini kaydetti.
Fidan, ticari ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra enerji, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğinin stratejik önem taşıdığını söyledi. Ortak tatbikatlar, tecrübe ve eğitim paylaşımı ile savunma sanayisi kuruluşları arasındaki iş birliğinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini ittifak düzeyine taşıdığını ifade etti.
Karabağ’ın işgal altında olduğu yıllarda Türkiye’nin Azerbaycan’ın haklı davasını desteklediğini hatırlatan Fidan, günümüzde önceliğin Güney Kafkasya’da kalıcı barış, istikrar ve refahın sağlanması olduğunu belirtti. Azerbaycan ile Ermenistan arasında nihai barışa yönelik son gelişmelerden ve Bakü’nün yapıcı tutumundan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Sürecin tamamlanmasıyla bölgede yeni bir iş birliği döneminin başlayacağına inandığını dile getiren Fidan, Güney Kafkasya’nın çatışmalarla değil barış, ulaştırma, enerji, ticaret ve ekonomik kalkınmayla anılmasını istediklerini kaydetti.
Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısının 29 Ekim’de Ankara’da, teşkilatın 13. Zirvesi’nin ise 30 Ekim’de yapılacağını aktaran Fidan, zirveyi Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunu güçlendirecek tarihi bir adım olarak nitelendirdi.
Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş çağrısı
Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelere de değinen Fidan, İran’ın güvenlik, istikrar ve refahının Türkiye ile Azerbaycan’ın da içinde bulunduğu bölgeyi doğrudan etkilediğini söyledi. Mevcut çatışmanın mümkün olan en kısa sürede diplomatik yollarla çözülmesini isteyen Fidan, karşılıklı saldırıların barış çabalarını ciddi biçimde zayıflattığını belirtti.
Hürmüz Boğazı’nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlerin sağlanması gerektiğini ifade eden Fidan, savaş öncesindeki duruma mümkün olan en kısa sürede dönülmesi çağrısında bulundu. Krizin çözülmesi, barış ve güvenliğin sağlanması için ilgili taraflarla temasların sürdüğünü söyledi.
Orta Koridor ve demir yolu bağlantıları
Türkiye ile Azerbaycan’ın Nahçıvan üzerinden bağlantısının Türk dünyası ülkelerinin karşılıklı erişimi bakımından önem taşıdığını belirten Fidan, Azerbaycan ve Türkiye’nin önemli rol oynadığı Orta Koridor’un küresel ticaret açısından değerine dikkat çekti.
Türk dünyasının Anadolu ve Avrupa’ya, Türkiye’nin ise Hazar Denizi üzerinden Türk dünyasına ulaşmasını sağlayacak bir vizyon bulunduğunu söyleyen Fidan, Zengezur Koridoru ile Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattının bu bağlantının tamamlayıcı unsurları arasında yer aldığını kaydetti.
Türkiye ve Azerbaycan’ın bu konuda iki yıldır görüşmeler yürüttüğünü aktaran Fidan, Kars-Dilucu demir yolunda inşaat çalışmalarının sürdüğünü ve hattın 2029 yılı sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Hattın bitirilmesiyle Azerbaycan’dan Türkiye’ye kesintisiz tren ulaşımının mümkün hale geleceğini belirten Fidan, bunun önemli bir lojistik imkân sağlayacağını ifade etti.