Batı yaptırımları sonrasında Rusya'nın ticari havacılık filosundaki daralmayı durdurması beklenen MC-21 projesi, artan maliyetler ve sınırlı üretim kapasitesiyle karşı karşıya kaldı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, temmuz ayında İrkutsk Havacılık Fabrikası'ndaki montaj hattını gezerek MC-21 gövdelerini inceledi. Fabrikada altı uçağın gövdesi üzerinde çalışma yürütüldüğü görüldü.
İrkutsk Havacılık Fabrikası Müdürü Andrey Soynov, sertifikasyon şartlarının tamamlanması halinde 2026 sonuna kadar dört MC-21'in tamamlanarak Aeroflot'a teslim edileceğini söyledi. Birleşik Uçak Şirketi tarafından geliştirilen uçak, İrkutsk Havacılık Fabrikası'nda üretiliyor.
Yaptırımlar yerli parça kullanımını zorunlu kıldı
Ukrayna'ya saldırının ardından uygulanan Batı yaptırımları, üreticiyi yabancı motor, kompozit kanat ve diğer parçalar yerine Rus yapımı bileşenlere yöneltti. Bu değişiklik, MC-21'in yaklaşık 6 metrik ton ağırlaşmasına neden oldu.
Ağırlık artışı nedeniyle uçağın ilk planlandığı gibi Moskova ile Vladivostok arasında aktarmasız uçması mümkün olmayacak. Putin, fabrika ziyareti sırasında Rostec Başkanı Sergey Çemezov'a MC-21'in daha uzun menzile sahip olması gerektiğini söyledi. Çemezov da daha uzun menzilli bir model üzerinde çalışıldığını belirtti.
Rusya hükümeti haziran ayında, yerli bileşenlerle üretilecek ilk 18 MC-21 için maliyet tahminini yaklaşık üçte iki oranında artırdı. Toplam tahmin 58,3 milyar rubleden 96,1 milyar rubleye çıkarken uçak başına maliyet de 2023'teki 3,14-3,29 milyar ruble aralığından 5,34 milyar rubleye yükseldi.
Üretim planları kapasite tartışmasını büyüttü
Rus yetkililer, gelecek yıllarda MC-21'in yanı sıra Tu-214 ve Sukhoi Superjet uçaklarından onlarca adet teslim edileceğini açıkladı. Ancak 2007-2022 yılları arasında Rusya Merkez Aerohidrodinamik Enstitüsü'nde uçağın yetenek testlerinde görev yapan Kirill Jirikhin, mevcut koşullarda bu hedeflerin uygulanabilir olmadığını söyledi.
Jirikhin, MC-21 projesinde ilerleme sağlandığını ancak uçağın yabancı rakiplerinin en az 15 yıl gerisinde kaldığını savundu. Ona göre uçak, devlet kontrolündeki şirketler arasındaki işlemlerle sınırlı sayıda teslim edilebilir; ancak seri üretim düzeyine ulaşması beklenmiyor.
Yaptırımların ardından para, sanayi kapasitesi ve nitelikli iş gücünün savunma sektörüne aktarılmasının sivil havacılığı zorladığını belirten Jirikhin, havacılık üretiminin birkaç yıl durmasından sonra kısa sürede yılda 50 veya 100 uçak üretilemeyeceğini söyledi.
Yabancı uçak filosu ve bakım baskısı
Ukrayna'ya saldırı sonrasında Rusya'da, çoğunluğu Boeing ve Airbus olmak üzere 400'den fazla yabancı mülkiyetindeki uçak kaldı. Yaptırımların kiralama sözleşmelerini sona erdirmesiyle hava yolu şirketleri mevcut uçakları yedek parça kaynağı olarak kullanmaya ve parçaları yaptırımları aşmaya yönelik kanallardan temin etmeye başladı.
Büyük hava yolu şirketleri kendi bakım merkezlerini kurdu. Aeroflot'a ise Airbus ve Boeing motorlarına bağımsız servis verme yetkisi tanındı. Rusya filosunun yaklaşık yüzde 20'si son yıllarda yerde kaldı; bu durumun nedenleri arasında Pratt & Whitney motorlarıyla ilgili küresel sorunlar da yer alıyor.
Açık kaynaklı veriler, saldırı sonrasında ticari ve askeri uçaklarla ilgili bildirilen arızaların arttığını ve 2024'te 300 vakaya ulaştığını gösteriyor. Bununla birlikte, Rusya'nın en büyük hava yolu şirketlerini ilgilendiren büyük bir kaza yaşanmadı. 2023'te Ural Airlines'a ait Airbus A320, Novosibirsk yakınlarında bir tarlaya acil iniş yaptı.
Bakım uygulamaları güvenlik kaygısı yaratıyor
Daha önce St. Petersburg merkezli Fontanka yayınında havacılık muhabirliği yapan bağımsız Rus gazeteci Andrey Menşenin, sektördeki olayların tamamının kamuoyuna yansımayabileceğini söyledi. Menşenin, uçakların sistem veya motor arızaları nedeniyle yerde kalabildiğini belirtti.
Rusya'nın büyük hava yolu şirketlerinden birinde çalışan ve adı açıklanmayan bir pilot, sektörün ilk zorlukları aştığını ancak mali baskının yolcularla çalışanlar tarafından hissedildiğini söyledi. Hava yolu şirketlerinin uçuşlarını büyük ölçüde sürdürdüğünü ve Aeroflot'un gerekli parça ile yazılım güncellemelerini almaya devam ettiğini belirtti.
Pilot, Rus uçuş ekiplerinin kâğıt haritalara geçmek zorunda kaldığı yönündeki haberleri reddetti. Bununla birlikte, uçakların 28 günde bir alması gereken kritik havacılık verilerinin Kazakistan üzerinden Rusya'ya ulaştığı, motorlar dahil bazı uçak parçalarının da Hindistan ve Çin gibi ülkeler üzerinden ithal edildiği ifade edildi.
Hava yolu şirketleri, bazı arızalar giderilmemiş olsa bile uçuşa izin veren Asgari Teçhizat Listesi kurallarından yararlanabiliyor. Pilot, bazı şirketlerde bir veya iki küçük arızanın ertelenebildiğini, S7 gibi bazı şirketlerde ise kalkış öncesinde ek prosedür gerektiren beş arızanın bulunabildiğini söyledi.
Menşenin, Rus hava yollarındaki güvenlik standartlarının genel olarak benzer olduğunu, ancak ülkenin giderek daha fazla izole olmasıyla bu standartların kötüleşebileceğini savundu. Bunun kazaların mutlaka artacağı anlamına gelmediğini, fakat pilotların üzerindeki sorumluluğun büyüyebileceğini belirtti.
Rus hava yolları iç hatlara ağırlık veriyor
Ukrayna'ya saldırının ardından Batı hava sahasının kapanması, Aeroflot ve S7 Airlines'ın uluslararası destinasyonlarının önemli bir bölümünü kaybetmesine yol açtı. İki şirket, ağlarının bir kısmını Asya ve komşu ülkelere yönelerek yeniden kurdu.
Rusya havacılık piyasasına yakın bir kaynak, şirketlerin büyük gelecek planları yerine kapasite daralırken uçuşları sürdürmeye odaklandığını söyledi. Aynı kaynak, Rus hava yolu şirketlerinin uluslararası uçuşlardaki payının yatay seyrettiğini ve yabancı taşıyıcıların Rusya havacılık pazarının neredeyse yarısını oluşturduğunu belirtti.
Bu kaynağa göre MC-21'in Aeroflot filosuna katılması dahi sektörün uzun vadeli sorunlarını çözmeyebilir. Yerli uçakların daha düşük yakıt verimliliğinin bilet fiyatlarını artırabileceği, bazı hava yolu şirketlerinin ise uçak yetersizliği veya ekonomik sorunlar nedeniyle iflas edebileceği öne sürüldü.
Rus havacılık sektörünün önümüzdeki dönemde daralmayı sürdürmesi ve iç hatlara daha fazla yönelmesi bekleniyor. Temel sorun, ülke içindeki bağlantıyı ve Rusya'nın ilişkilerini sürdürdüğü ülkelerle ulaşımı mevcut kapasiteyle devam ettirmek olarak ifade ediliyor.