ABD, İran'ın petrol ihracatını tamamen durdurmak amacıyla ülkenin güney limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye soktu. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan askeri tırmanışın ardından alınan bu karar, İran'ın enerji gelirlerini keserek ekonomisini hedef alıyor.
Daha önce nisan ortasında başlayan ve dokuz hafta süren abluka, haziran ayında imzalanan bir mutabakatla kaldırılmıştı. O dönemde İran, süper tankerlerde beklettiği on milyonlarca varil petrolü ihraç etmeye başlamıştı. Ancak boğazın kontrolüne yönelik son saldırıların ardından Washington, petrol ve bankacılık muafiyetlerini iptal etti ve İran bağlantılı gemilerin limanlara dönerek yükleme yapmasını engelledi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndaki birkaç gemiyi yeniden yönlendirdi ve savaş sırasında İran ham petrolü taşıdığı iddia edilen Curaçao bayraklı süper tanker Belma'yı etkisiz hale getirmek için saldırı düzenledi. İran da boğazdaki gemilere saldırmakla suçlanıyor ve bu durum ABD'nin İran kıyı bölgelerini bombalamasına yol açtı.
Petrol İhracatı Sıfırlandı
İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Galibaf, haziran sonunda yaptığı bir televizyon röportajında, önceki abluka sırasında "bir varil bile petrol ihraç edemediklerini" söyledi. Enerji analisti Hamidreza Shokouhi, yeni kuşatmanın İran'ın günlük en az 1,5 milyon varil petrol ihracatını piyasadan çekeceğini belirtti. Bu durum petrol fiyatlarını varil başına 90 dolar seviyesine çıkardı ve çatışmanın sürmesi halinde daha da artabileceği uyarısında bulundu.
Shokouhi, "Bu, savaş sırasında zaten kullanılmış olan küresel stratejik rezervler üzerinde daha fazla baskı anlamına geliyor" dedi. Analiste göre, Washington'un mutabakat süresince gemilerin Hürmüz Boğazı'nın Umman kıyısına yakın güney rotasını kullanması konusundaki ısrarı mevcut askeri tırmanışa katkıda bulundu.

İran'dan Karşı Hamle ve Ekonomik Darbe
Shokouhi, İran'ın ablukaya, bölgedeki diğer ülkelerin boğazdan petrol ihraç etmesini engellemeye çalışarak karşılık verdiğini ve böylece ABD ile müttefikleri üzerinde baskı kurduğunu ifade etti. "ABD bu şekilde davrandığında, İran da ekonomiyi öncelememe ve elindeki kozları kullanma yönünde hareket ediyor" diye konuştu.
Yenilenen askeri tırmanış ve abluka, İran riyali üzerinde yoğun baskı oluşturdu. Riyal, İran haftasının ilk günü olan cumartesi günü Tahran serbest piyasasında 1,93 milyonun üzerinde işlem görerek tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Tahran Menkul Kıymetler Borsası da geçen hafta düşüş trendini sürdürdü ve ana endeks cumartesi günü 120 bin puan (%2,4) daha kaybederek 4,77 milyona geriledi.
Askeri Altyapı ve Sivil Hedefler Vuruldu
ABD ile İran arasında yedi gecedir süren karşılıklı saldırılar hızla tırmandı. Saldırılarda İran'ın yanı sıra Kuveyt ve Bahreyn de İran füzeleri ve insansız hava araçlarının hedefi oldu. ABD ordusu, özellikle boğaza yakın güney bölgeleri olmak üzere İran genelindeki eyaletleri yoğun şekilde vurdu.
Köprüler, tüneller, limanlar, enerji santralleri ve su tesisleri gibi sivil altyapıların yanı sıra askeri tesisler de sistematik olarak hedef alındı. Bazı uzmanlar, bu saldırıların İran'ın kıyı bölgelerine yönelik bir kara işgaline hazırlık olabileceğini öne sürdü.
ABD güçleri, çatışmaların yeniden alevlenmesinin ardından geçen hafta İran'ın kuzeyindeki Gülistan eyaletinde bulunan Ak Tekeh demiryolu köprüsünü vurdu. İranlı yetkililer hasarın hızla onarıldığını açıklasa da saldırı, Washington'un deniz ablukasının etkisini artırmak için ithalat-ihracat güzergahlarını hedef alma niyetini ortaya koydu. Ak Tekeh, İran'ı Türkmenistan, Rusya ve Çin'e bağlayan hat üzerinde yer alıyor ve gıda ile demir cevheri gibi ürünlerin taşınmasında kritik öneme sahip.
Ekonomik Yaşam Zorlaştı
Önceki abluka, 90 milyonu aşkın İranlının günlük yaşamını zorlaştırmıştı. Temel gıda maddelerinde yaygın kıtlık yaşanmasa da, zaten dünyanın en yüksek oranlarından birine sahip olan enflasyon daha da tırmandı. Yumurta, tavuk ve yemeklik yağ gibi ürünlerin fiyatı bir yıl öncesine göre üç katına çıktı.
Tahran'daki Büyük Çarşı'da endüstriyel motor ve ekipman ticareti yapan Borzou, "Satışlarımız çok dengesiz. Piyasa fiyat bulmakta zorlanıyor, geleceğe dair çok fazla istikrarsızlık ve belirsizlik var" dedi. Borzou, çoğu distribütörün hâlâ önceki ithalat stoklarını kullandığını, ancak bu malların çoğunun Çin ve BAE üzerinden geldiğini ve hepsinin kara yollarıyla ithal edilemeyeceğini sözlerine ekledi.
İran silahlı kuvvetleri, ABD'nin sivil altyapıya yönelik saldırılarına, ABD üslerine ev sahipliği yapan bölge ülkelerindeki benzer hedefleri vurarak misilleme yapacakları uyarısında bulundu. Enerji analisti Shokouhi, "ABD ve İsrail'in Güney Pars gaz sahalarını, Tahran'daki petrol depolarını ve Mahşehr'deki petrokimya tesislerini vurarak altyapı saldırılarını başlattığını unutmayalım" dedi.
Shokouhi, Yemen'deki Husilerin yardımıyla İran'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın enerji santralleri ve köprüler gibi daha fazla sivil altyapıyı vurma tehdidini gerçekleştirmesi halinde, Babülmendep Boğazı'ndaki deniz trafiğini önemli ölçüde aksatabileceğini belirtti. "Trump'ın son aylardaki ve özellikle son günlerdeki eylemleri durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirdi ve görünümü daha belirsiz kıldı. Mevcut durumun uzun süre devam etmesi mümkün değil, ancak çatışmanın kapsamını genişletiyor ve bu endişe verici" diye ekledi.