• BIST10011.722
    -%2,89
  • DOLAR49,42
    +%0,06
  • EURO55,41
    +%0,20
  • GRAM ALTIN6.646,86
    +%0,37
  • FAİZ%37,00
    -1,00
  • BİTCOİN81.328
    -%0,98
  • 16 Ekim 202612°
  • BIST10011.722
    -%2,89
  • DOLAR49,42
    +%0,06
  • EURO55,41
    +%0,20
  • GRAM ALTIN6.646,86
    +%0,37
  • FAİZ%37,00
    -1,00
  • BİTCOİN81.328
    -%0,98
  • 16 Ekim 202612°
Daha Fazla Gör

Oleka Capital kurucusu İlker Sözdinler: Yapay zekâ herkesi hızlandıracak ama herkesi daha iyi yatırımcı yapmayacak

Yayınlanma: 23.09.2026 Röportaj Yapan: Fintechtime
Oleka Capital kurucusu İlker Sözdinler: Yapay zekâ herkesi hızlandıracak ama herkesi daha iyi yatırımcı yapmayacak

United Payment'ı kurup uluslararası pazarlara taşıyan ve exit sürecini tamamlayan İlker Sözdinler, bugün Londra ile İstanbul arasında çalışan Oleka Capital'in kurucusu. Fintechtime'ın Eylül sayısına konuşan Sözdinler; fintekin dönüşümünü, girişimcide aradığı sinyalleri, Türkiye'nin büyüme sermayesi açığını, yabancı yatırımcının Türkiye'ye bakışını ve yapay zekânın yatırım dünyasını nasıl değiştirdiğini anlattı.

Bu metin, Fintechtime'ın 2 Eylül 2026'da yayımladığı röportajdan soru-cevap düzeninde özetlenerek derlenmiştir.

Fintekte en köklü değişim

Girişimcilikten yatırımcılığa uzanan yolculuğunuzda fintek dünyasındaki en köklü değişimi nerede görüyorsunuz?

Fintekin kendini kanıtlamak zorunda olan bir sektörden finansal sistemin kalıcı bir parçasına dönüştüğünü söyledi. United Payment'ı kurduğu dönemde lisans almanın, güçlü bir banka ortağı bulmanın ve müşteriye güven vermenin başlı başına rekabet avantajı olduğunu; bugün bankaların fintekleri iş ortağı ve dağıtım kanalı olarak da gördüğünü anlattı. Ürün geliştirmenin hızlandığını ama kalıcı bir finans kurumu inşa etmenin zorlaştığını vurguladı: Büyük şirketi teknoloji tek başına değil, teknolojiyi güven, regülasyon ve güçlü dağıtımla birleştirebilen ekip yaratıyor.

Kurucuda aranan sinyaller

Bir girişimciye "bu kişi büyük şirket kurabilir" dedirten ne?

Dört sinyal sıraladı: Birincisi entelektüel dürüstlük; iyi gideni de kötü gideni de açıkça anlatabilmek. İkincisi öğrenme ve uygulama hızı; doğru veri geldiğinde yön değiştirebilmek. Üçüncüsü kendisinden daha iyi insanları işe alıp onlara alan açabilmek. Dördüncüsü kriz anındaki davranış: nakit daraldığında ya da regülasyon değiştiğinde ekibi ve müşteriyi yanında tutabilmek.

Sorun sermaye mi, deneyim mi?

Türkiye ekosisteminin asıl sorunu sermaye eksikliği mi, büyüme kültürünün yetersizliği mi?

İkisinin birbirinden ayrılamayacağını söyledi. Seed yatırımından Seri A'ya geçiş oranının Türkiye'de yaklaşık yüzde 5, Avrupa'da ise yüzde 19 civarında olduğunu; 5–10 milyon dolarlık turlarda yerli oyuncuların hızla azaldığını anlattı. Seri A sonrasının yalnızca daha fazla para değil; uluslararası satış, üst düzey yönetici, kurumsal raporlama ve doğru ortakla yeni pazara giriş demek olduğunu belirtti. Oleka'yı bu nedenle bir "büyüme ortağı" olarak kurduklarını; Türkiye'nin ihtiyacının sabırlı ve operasyonel sermaye olduğunu söyledi.

Yatırım komitesinde değişen metrikler

"Ne pahasına olursa olsun büyüme" döneminden sonra hangi metrikler öne çıktı?

Artık büyümenin hızı kadar kalitesine bakıldığını söyledi: net gelir tutma oranı, müşteri kaybı (churn), müşteri edinme maliyetinin geri dönüş süresi, gelir yoğunlaşması ve çalışan başına gelir. Fintekte işlem hacmini gerçek gelirden ayırmanın kritik olduğunu, büyük bir işlem hacminin güçlü ekonomi anlamına gelmeyebileceğini vurguladı. Komitede üç soruya döndüklerini anlattı: Müşteri gerçekten kalıyor mu? Şirket büyüdükçe birim ekonomisi iyileşiyor mu? Sermayeye erişim zorlaştığında yönetim kendi kaderini kontrol edebiliyor mu?

Portföy ve yatırım tezi

Oleka'nın yatırım tezini ne belirliyor?

Kanıtlanmış ürün-pazar uyumu, kendi pazarında lider ya da savunulabilir bir niş, başka ülkelere taşınabilir iş modeli ve uluslararası ölçekte çalışabilecek ekip aradıklarını söyledi. Portföyden örnekler verdi: Avrupa'da KOBİ bankacılığında konumlanan Wamo, finansal suçlarla mücadele ürünlerini MENA ve Asya'ya taşıyan Onlayer, okullarla öğretmenleri buluşturan Zen Educate ve yapay zekâ modelleriyle şirketlerin iş akışları arasındaki katmanı kuran Tasklet. Önümüzdeki dönemde B2B yapay zekâ uygulamaları, regtech, siber güvenlik ve sınır ötesi finansal altyapının öne çıkacağını, ancak "AI" etiketinin tek başına bir yatırım tezi olmadığını belirtti.

Dayanıklılık: yara izi değil, öğrenme kapasitesi

Wamo örneğinde vurguladığınız dayanıklılık ölçülebilir mi?

Dayanıklılığın tek bir hücreye yazılamayacağını ama sonuçlarının ölçülebileceğini söyledi. Wamo'nun bankacılık ortağının çökmesiyle hesapların donduğu ağır bir sınavdan geçtiğini, ekibin soğukkanlılığını koruyup daha dayanıklı bir altyapıyla yoluna devam ettiğini anlattı; kurucu Yankı Önen'in kişisel varlığını şirkete koyduğunu hatırlattı. Kusursuz büyüme grafiklerine temkinli yaklaştığını ekledi: "Aradığımız şey yara izi değil, öğrenme kapasitesi."

Yabancı yatırımcının gözünden Türkiye

Londra ile İstanbul arasında çalışan biri olarak Türkiye'nin fintek yetkinliğini dışarıdan nasıl görüyorsunuz?

Türkiye'nin yetkinliğinin dışarıdan tahmin edilenden güçlü olduğunu; gelişmiş bankacılık altyapısı, hızlı ve pratik mühendisler ve Avrupa, MENA ile Orta Asya arasındaki konumunun avantaj olduğunu söyledi. Ancak yabancı yatırımcının iyi mühendisliğe tek başına prim ödemediğini; uluslararası gelir, tekrarlanabilir satış modeli, güçlü yönetişim ve öngörülebilir raporlama beklediğini, ülke ve kur riskinin değerleme iskontosunu büyüttüğünü anlattı. Bu iskontoyu azaltmanın yolunun Türkiye hikâyesini daha yüksek sesle anlatmak değil, döviz bazlı gelir ve başarılı uluslararası çıkışlarla daha fazla kanıt üretmek olduğunu vurguladı.

Unicorn'dan kalıcı global kuruma

Türkiye'den milyar dolarlık şirket çıkarmaktan daha zor olan, onu kalıcı bir global kuruma dönüştürmek mi?

Kesinlikle daha zor olduğunu, başarının unicorn sayısıyla değil on yıl sonra hâlâ kategorisinde lider olan şirket sayısıyla ölçülmesi gerektiğini söyledi. Kurucu tarafında "kahraman kurucu" modelinden kurumsal liderliğe geçişi, yatırımcı tarafında sabırlı ve takip finansmanı sağlayabilen büyüme sermayesini, sermaye piyasası tarafında ise yerli kurumsal yatırımcıların teknolojiye daha uzun vadeli kaynak ayırmasını, çalışan hisse opsiyonlarının kolaylaşmasını ve halka arz kanallarının derinleşmesini gerekli gördü.

Yapay zekâ ve yatırımın matematiği

Yapay zekâ yatırım kararlarını nasıl değiştirecek?

Yapay zekânın yatırımın temel matematiğini değil, o matematiğe ulaşmanın maliyetini ve hızını değiştirdiğini söyledi. Oleka'da ajanları fırsat taraması, pazar araştırması, veri odası incelemesi, finansal analiz ve raporlamada kullandıklarını anlattı. Veriye erişim ucuzladıkça avantajın muhakemeye, kurucuyla güven ilişkisine ve ağa kayacağını belirtti: "Yapay zekâ herkesi daha hızlı yapacak ama herkesi daha iyi yatırımcı yapmayacak."

Önümüzdeki on yılın fintek fırsatları

Genç bir fintek girişimcisine hangi alanları önerirsiniz?

Önümüzdeki beş yılda ayakta kalacak şirketlerin müşterinin finansal hayatında vazgeçilmez bir iş akışına sahip olanlar olacağını söyledi. Genç bir girişimciye "bir sonraki tüketici cüzdanını kur" demeyeceğini; bunun yerine KOBİ'ler için yapay zekâ destekli finans operasyonlarını, sınır ötesi çalışan şirketler için ödeme ve hazine altyapısını, finansal suçlarla mücadele ve kimlik doğrulama çözümlerini, işlem verisine dayalı gömülü kredi ve sigortayı önereceğini belirtti. Önümüzdeki on yılın büyük fintek şirketlerinin, finansın görünmeyen ama kritik işlerini en güvenilir biçimde çözenler olacağını söyledi.

Fotoğraf: Oleka Capital

Tüm sosyal platformlarda paylaş