Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin Ukrayna’daki bir askeri birliğe "UPA’nın Kahramanları" adını verme kararı, Polonya ile Ukrayna arasında yeni bir tarih tartışmasını alevlendirdi. Varşova ile Kiev, iki ülkenin ortak geleceğini gölgelememesi için gerilimi kontrol altında tutmaya çalışıyor.
Tartışmanın merkezinde, Ukrayna İsyan Ordusu’na ilişkin farklı tarih okumaları yer alıyor. Ukrayna’da birçok kişi UPA’yı bağımsızlık mücadelesinin simgelerinden biri olarak görürken, Polonya’da örgüt daha çok İkinci Dünya Savaşı sırasında Volhinya ve Doğu Galiçya’da on binlerce Polonyalı sivilin öldürüldüğü katliamlarla anılıyor.
Gerilim, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin mayıs sonlarında Zelenskiy’ye verilen Polonya’nın en yüksek devlet nişanı olan Beyaz Kartal Nişanı’nın geri alınmasını gündeme getireceğini açıklamasıyla büyüdü. Nawrocki bu yönde henüz bir karar vermiş değil.
Son günlerde iki başkent de tansiyonu düşürme mesajları veriyor. Polonya Başbakanı Donald Tusk, bizzat devreye girdiğini ve iki cumhurbaşkanına da ilişkilerin zarar görmemesi için doğrudan ve açık bir görüşme yapmaları çağrısında bulunduğunu söyledi.
Kiev cephesi de daha uzlaşmacı bir dil kullandı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, son dönemde tarihsel anlaşmazlıkların keskinleştiğini kabul etti ancak iki ülkenin ortak geçmişe ilişkin zor başlıklarda son 18 ayda önemli ilerleme kaydettiğini vurguladı. Sözcü, 2024’ün sonlarında yürütülen arama ve naaş çıkarma çalışmalarına da dikkat çekti.
Ukrayna tarafı, anlaşmazlığı körüklemek isteyenlerin her zaman bir gerekçe bulabileceğini söylerken, iki ülkenin ortak rakibinin Rusya olduğunu hatırlattı. Bu mesaj, krizin siyasi boyutunu düşürmeye yönelik en net çıkışlardan biri oldu.
Gerginliği yumuşatma çabaları sadece açıklamalarla sınırlı kalmadı. Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kyrylo Budanov hafta sonu Varşova’ya giderek Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Ulusal Güvenlik Bürosu ve Dışişleri Bakanlığı temsilcileriyle görüştü.
Zamanlama da hassas bir döneme denk geliyor. Polonya ile Ukrayna’nın iki hafta sonra Gdansk’ta Ukrayna İyileştirme Konferansı’na birlikte ev sahipliği yapması planlanıyor. Bu toplantı, Ukrayna’nın yeniden inşası için siyasi ve ekonomik destek toplamayı amaçlayan önemli bir platform olarak görülüyor.
Zelenskiy’nin de etkinlikte yer alması bekleniyor. Tusk, Kiev’den planlarda değişiklik yapılacağına dair kendisine herhangi bir işaret gelmediğini söyledi.
Belaruslu gazeteci Poczobut eylülde dönmeyi planlıyor
Haberde yer alan bir başka gelişmede, Polonya-Belaruslu gazeteci ve azınlık aktivisti Andrzej Poczobut, serbest bırakılmasının ardından eylül ayında Belarus’a dönmeyi planladığını açıkladı. Bialystok’ta konuşan Poczobut, Belarus’un kendi evi olduğunu, aldığı pasaport ve dönüş güvencesi olmasaydı ülkeyi terk etmeyi kabul etmeyeceğini söyledi.
Poczobut, Grodno’nun kendi evi olduğunu belirterek Belarus’taki Polonyalı azınlığı temsil eden Polonyalılar Birliği’ne hâlâ ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. 2023’te siyasi saiklerle açıldığı değerlendirilen suçlamalarla sekiz yıl hapse mahkûm edilen Poczobut, nisan ayında Polonya topraklarında yürütülen ilk savaş sonrası mahkûm takasının parçası olarak serbest bırakılmıştı.
Bu takas, iki yılı aşkın süren görüşmelerin ardından gerçekleşti ve Polonya, ABD, Romanya, Moldova, Kazakistan, Rusya ile Belarus’tan kurumların koordinasyonunu gerektirdi. Polonya basınında yer alan bilgilere göre, süreç çok sayıda istihbarat ve devlet kanalının ortak çalışmasını gerektirdi.
Slovakya’da büyükelçi ataması tartışması
Slovakya’da ise Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini, Miroslav Radacovsky’nin Kıbrıs büyükelçiliğine atanmasını durdurması için baskı altında. Atama, parlamentodaki tartışmalı oturumun ardından yeniden gündemin üst sıralarına çıktı.
Radacovsky’nin perşembe günü güven mektubunu sunması bekleniyordu. Ancak Pellegrini aylarca beklettiği atama konusunda şimdiye kadar ilerleyeceğine ya da durdurulacağına dair bir sinyal vermedi.
72 yaşındaki eski yargıç ve bağımsız milletvekili, aşırı sağ SNS’nin listesiyle seçildi. Parlamentonun dışişleri komitesi önündeki oturumda diplomatik deneyimi olmadığını kabul etti ve muhalefet milletvekillerini sert şekilde eleştirdi.
Oturum sırasında, milletvekillerinden birinin pencereden çıkarak salondan ayrılabileceğini söylemesi tepki çekti. Muhalefet partileri, Pellegrini’den atamayı engellemesini yeniden talep etti.
Eski NATO büyükelçisi ve muhalefet milletvekili Tomas Valasek, bu adaylığı Slovakya tarihindeki en kötü atamalardan biri olarak nitelendirdi. Hükümet tarafından onaylanan, güvenlik incelemesinden geçen ve Kıbrıs’ın da onayını alan atama kabul edilirse Radacovsky parlamentodan ayrılacak.
Bu durumda oluşacak boşluğun, SNS’ye yakın bir siyasetçiyle doldurulması ve iktidar koalisyonunun çok dar çoğunluğunun güçlenmesi bekleniyor. Aynı dönemde, kariyer diplomat ve eski başbakan yardımcısı Peter Kmec’in de İtalya’ya gönderilmesi gündemde.
Hlas partisinden olan Kmec, şeffaflık tartışmaları ve devletin eleştirilen bir gayrimenkul alımı nedeniyle geçen yıl hükümetten ayrılmıştı. Slovakya’da siyasi isimlerin büyükelçi yapılması alışılmadık değil; Smer partisinin de geçmişte benzer tercihler yaptığı biliniyor.
Slovakya’nın AB fonları denetimden geçti
Slovakya’da Yüksek Denetim Ofisi’nin yeni raporu, Avrupa Birliği fonlarının yönetiminde ciddi sorunlar olduğunu ortaya koydu. Denetçiler, 2004 ile 2025 arasında AB destekli projelerde 5 binden fazla kural ihlali tespit etti.
Slovakya, 2004’ten bu yana AB bütçesinden yaklaşık 28,8 milyar avro net kaynak aldı. Bu da kişi başına yaklaşık 5 bin 327 avroya karşılık geliyor.
Rapora göre ülke bu kaynaklardan yeterince verimli yararlanmakta zorlandı. Kamu alımlarındaki ihlaller, yavaş işleyen idare ve ağır bürokrasi, sık tekrar eden sorunlar arasında yer aldı.
Denetimde öne çıkan projelerden biri, ulusal tapu sicilinin dijitalleştirilmesine yönelik yaklaşık 28 milyon avroluk AB destekli çalışma oldu. Proje 45 çevrim içi hizmet sunmak üzere planlanmıştı, ancak bunların yalnızca bir kısmı zamanında devreye alındı.
Kamu alımlarındaki eksikler nedeniyle harcamaların bir bölümünün AB tarafından geri ödenmediği belirtildi. Buna rağmen AB fonlarının altyapı ve kamu hizmetlerinde bazı iyileşmelere katkı sağladığı da vurgulandı.
Yine de bölgesel farklar büyük ölçüde sürüyor. Slovakya’nın doğusu, ülkenin daha gelişmiş kesimlerinin gerisinde kalmaya devam ediyor ve temel ekonomik göstergelerde AB ortalamasının yüzde 60’ının altına iniyor.
Denetim ayrıca AB parasının zamanla ulusal yatırımları tamamlamaktan çok onların yerini almaya başladığını ortaya koydu.
Çekya savunma bütçesini artırmak istiyor
Çekya Savunma Bakanı Jaromir Zuna, gelecek yıl savunma harcamalarının 190 milyar koruna, yani yaklaşık 7,8 milyar avroya çıkarılmasını istedi. Hedef, gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 2’sine ulaşmak.
Bu yılki savunma bütçesi geçen yılki 154 milyar korunanın altında kaldı ve GSYH’nin yalnızca yüzde 1,8’ine denk geldi. Bu oran, NATO’nun asgari güvenlik yükümlülüklerinin altında kalan az sayıdaki üyeden biri olmasına yol açtı.
Konudaki anlaşmazlık, hükümet ile eski NATO generali olan Cumhurbaşkanı Petr Pavel arasında da sürüyor. İktidar ile cumhurbaşkanlığı cephesi savunma harcamaları konusunda sık sık karşı karşıya geliyor.
Zuna, Çek askerlerinin NATO’nun doğu kanadına katkı vermeyi sürdürmeye hazır olduklarını da söyledi. Bu katkı Litvanya, Letonya, Polonya ve Slovakya’daki görevleri kapsıyor.
Bakanın açıklaması, 2027’den itibaren doğudaki Çek asker sayısının 2 binden 1600’e indirilmesinin planlandığını öne süren medya haberlerinin ardından geldi.
Öte yandan Çekya’da iktidar koalisyonu, önceki hükümetin eğitim reformunu geri çevirdi. Bu karar, ülkenin eğitim sistemine ilişkin daha geniş bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Önceki reform, ilkokulun birinci sınıfından itibaren İngilizcenin zorunlu olmasını ve yedinci sınıftan itibaren ikinci bir yabancı dil öğretilmesini öngörüyordu.