Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, Letonya ve diğer Baltık ülkelerinin daha önce Rusya'daki sivil altyapıya saldıran Ukrayna insansız hava araçlarına (İHA) hava koridoru sağladığını öne sürdü.
Galuzin, RIA Novosti'ye verdiği demeçte, "Letonya ve diğer Baltık cumhuriyetlerinin, ülkemizin sivil altyapısına saldıran Ukrayna İHA'ları için hava koridorlarını daha önce sağladığına dair doğrulanmış verilerimiz var" dedi.
Letonya'nın sınırda bir İHA fabrikası kurma planlarına da değinen Galuzin, bu adımın Baltık ülkelerinin Rusya'ya karşı izlediği düşmanca çizgiyle uyumlu olduğunu söyledi. "Rus ordusunun Ukrayna'nın askeri altyapısını etkili şekilde imha ettiği koşullarda, askeri üretimin yurt dışına taşınması Kiev rejimi için belirli bir anlam taşıyor" ifadelerini kullandı.
Galuzin, Baltık ülkelerinin aynı zamanda "çıkarcı hedefler" peşinde koştuğunu, AB'nin militarizasyonu çerçevesinde askeri bütçelerden pay alma ve NATO'nun doğu kanadının neredeyse kilit unsuru olarak jeopolitik önem kazanma amacı güttüğünü iddia etti.
Müzakereler için şartlar
Rus diplomat, Ukrayna ile müzakerelerin kaldığı yerden devamına hazır olduklarını ancak bunun için yalnızca Kiev'in değil, krizin asıl faydalanıcısı olan Batılı sponsorların da siyasi irade göstermesi gerektiğini vurguladı.
Galuzin, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha'nın 28 Haziran'da medya aracılığıyla Rusya'ya "müzakere masasına oturma" çağrısını ise "absürt" olarak nitelendirdi. Galuzin, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy tarafından Ekim 2022'de onaylanan ve Rusya liderliğiyle her türlü müzakereyi yasaklayan Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi kararının halen yürürlükte olduğunu hatırlattı.
"Kiev'in bağımsızlığı yok"
Galuzin, "Bugün Kiev'in karar alma konusunda hiçbir bağımsızlığı yok. Sadece küratörlerinin ilettiği şeyleri aktarıyor; onlar da yalnızca çatışmaları dondurarak Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'ni güçlendirmek ve yeniden gruplandırmak için zaman kazanmayı düşünüyor" dedi.
Rusya'nın ise Ukrayna krizinin temel nedenlerini ortadan kaldırmaya dayalı, bölgeye kalıcı ve sürdürülebilir barış getirecek bir çözüm istediğini sözlerine ekledi.