Sergey Kononuchenko, Avrupa Birliği’nin enerji politikasını Rusya’ya yönelik cezalandırma yaklaşımı ile ekonomileri zorunlu ve hızlı biçimde yeşillendirme çabasının birleşimi olarak nitelendirdi. Rusya Dışişleri Bakanı’nın iklim konularından sorumlu özel temsilcisi olan Kononuchenko, bu değerlendirmeleri iklim ve enerji gündemine ilişkin açıklamalarında yaptı.
Kononuchenko, Avrupa’daki iklim kaynaklı acil durumların Rusya ile Batılı heyetler arasındaki iklim müzakerelerinde yakınlaşma yaratmadığını söyledi. Avrupa Birliği’ndeki siyasi istikrarsızlık, sosyoekonomik sorunlar ve hava koşullarındaki değişimlerden Rusya’nın sorumlu tutulduğunu öne sürdü.
Enerji dönüşümünün Avrupa’daki sonuçları
Avrupa’da nükleer enerjiye ilginin yeniden yükseldiğini belirten Kononuchenko, bazı ülkelerde kömür santrallerinin çalışma sürelerinin uzatılmasının tartışıldığını aktardı. Enerji konusunun iklim gündemindeki temel müzakere başlıklarından biri olduğunu ifade etti.
Avrupa Birliği’nin "adil geçiş" yaklaşımını ve temiz enerji kaynaklarını desteklediğini kaydeden Kononuchenko, sera gazı emisyonlarını hızla düşürme politikasının sosyal ve ekonomik sonuçlarının yeterince hesaba katılmadığını savundu. Doğal gaz tedarikinden vazgeçilebileceğini, ancak bunun yerine finansal olarak erişilebilir, istikrarlı ve güvenilir bir alternatif bulunması gerektiğini söyledi.

Kononuchenko’ya göre Rusya’dan düşük emisyonlu doğal gaz tedarikinin sona erdirilmesi, Kuzey Akım boru hatlarının devre dışı bırakılması ve nükleer santrallerin kapatılması, Rusya’yı cezalandırma isteğiyle ekonomileri hızlı ve zorunlu bir yeşil dönüşüme itme girişiminin aynı anda ortaya çıkması anlamına geliyor.
Enerji fiyatları ile enflasyondaki artışın Avrupa yönetimleri üzerindeki siyasi baskıyı artırdığını belirten Kononuchenko, bu koşullarda kömür santrallerinin faaliyet sürelerini uzatma ve odun ya da pelet kullanımını artırma gibi önlemlere başvurulduğunu söyledi.
Rusya’dan dengeli geçiş çağrısı
Rusya’nın iklim müzakerelerindeki yaklaşımının, erişilebilir bir alternatif ortaya konmadan herhangi bir enerji kaynağından vazgeçilmemesi yönünde olduğunu belirten Kononuchenko, dönüşüm politikalarının ülkelerin ekonomik koşullarını dikkate alması gerektiğini dile getirdi.
Kömürün temel enerji kaynağı olduğu ülkelere pahalı güneş panellerine veya rüzgâr enerjisine hızlı geçiş önermenin sorumsuzluk olacağını söyledi. Kononuchenko, Rusya’nın iklim sürecini daha dengeli ve gerçekçi bir çizgiye taşımak amacıyla benzer görüşteki ülkelerle çalıştığını belirtti.

Ukrayna ve Karadeniz’e ilişkin iddialar
Ukrayna’nın 2022’den bu yana doğaya verilen zarar gerekçesiyle talep ettiği ve onlarca milyar dolara ulaşan tazminat konusuna da değinen Kononuchenko, Kiev yönetiminin çevre korumasını para talep etmek için kullandığını öne sürdü. Ukrayna’nın Kırım, Donetsk ve Lugansk’ta çevresel zarara yol açtığını iddia etti.
Kononuchenko, Ukrayna’nın Karadeniz bölgesindeki tankerlere ve enerji altyapısına yönelik saldırılarının çevre üzerindeki uzun vadeli etkileri konusunda Batılı ülkelerin sessiz kaldığını savundu. Rus yetkili, bu çevresel sonuçların Rusya Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Rosprirodnadzor ve Rus bilim insanlarının değerlendirmeleri temelinde ele alındığını söyledi.
Rusya’nın Türkiye’deki iklim konferansı heyeti
Kononuchenko, bu yıl kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31. Oturumunda Rusya heyetine Rusya Devlet Başkanı’nın yardımcısı ve iklim ile su kaynakları konularındaki özel temsilcisi Ruslan Said-Hüseynoviç Edelgeriyev’in başkanlık edeceğini açıkladı.