Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında geçen hafta sonu gerçekleşen telefon görüşmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Peskov, görüşmenin Rusya'nın pozisyonunu Washington'a en üst düzeyde ve "ilk ağızdan" iletmek için iyi bir fırsat olduğunu ifade etti.
"Başkan düzeyinde, ABD Başkanı'na pozisyonumuzu ilk ağızdan iletmek için iyi bir fırsattı"
dedi.
Kremlin Sözcüsü, Trump'ın Rusya'nın açıklamalarını nasıl karşıladığına dair değerlendirme yapmaktan kaçınarak, "Trump'ın tepkisi hakkında konuşmak bize düşmez. Bu soruyu ABD yönetimindeki, Beyaz Saray'daki meslektaşlarımıza yöneltebilirsiniz" ifadelerini kullandı.
Peskov, Putin ve Trump'ın yakın gelecekte temasların sürdürülmesi gerektiği konusunda mutabık olduğunu vurguladı. Bu açıklama, iki liderin Trump'ın NATO zirvesinde Vladimir Zelenskiy ile görüşmesinin ardından telefonla konuşmak üzere anlaştığı yönündeki haberler üzerine geldi.
"Gerçekten de hem Başkan Putin hem de Başkan Trump, temaslarının yakın zamanda devam edeceği konusunda bir anlayışa sahip"
diye konuştu.
Kremlin Sözcüsü, ABD Başkanı'nın Ukrayna ihtilafına ilişkin tutumunu "oldukça tutarlı" olarak nitelendirdi. Trump'ın sık sık görüş değiştirdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Peskov, "Başkan Trump'ın Ukrayna konusunda oldukça tutarlı bir pozisyonu var ve onun rüzgar gülü gibi fikir değiştirdiği yönündeki tüm bu uydurmalar elbette gerçeğe uymuyor" dedi.
Peskov ayrıca Trump'ın, Putin'in ilettiği bilgileri dinlemeye açık olduğunu sözlerine ekledi.
Çin ile ortak tatbikatlar 'kimseye yönelik değil'
Kremlin Sözcüsü, Çin'e ilişkin soruları da yanıtladı. Rusya ve Çin'in ortak askeri tatbikatlarının herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurgulayan Peskov, Pekin'in Asya-Pasifik bölgesinde ve dünyada hiçbir devleti tehdit etmediğini söyledi.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin denizaltıdan fırlatılan stratejik bir füzeyi test etmesini değerlendiren Peskov, bunun Çin'in "egemenlik hakkı" olduğunu belirtti.
"Çin'in kendi füzesini test etmesi ve askeri yapılanmasını sürdürmesi egemenlik hakkıdır. Çin bölgede hiçbir devleti, dünyada hiç kimseyi tehdit etmiyor ve Çin bizim büyük müttefikimiz ve stratejik ortağımızdır"
ifadelerini kullandı.