ABD Başkanı Donald Trump, Ohio’daki mitingde Washington’un İranlı yöneticileri ortadan kaldırırken fazla ileri gitmiş olabileceğini ve artık “kiminle muhatap olduğunu bilmediğini” söyledi. Trump’a göre “birinci seviyede” durulabilirdi; ikinci ve “iki buçuğuncu” seviye saldırılar muhtemelen fazlaydı.
“Açıkçası kiminle iş yapacağımızı anlamakta zorlanıyoruz” diyen Trump, “kimsenin İran’ın cumhurbaşkanı olmak istemediğini” öne sürdü.

Görünmeyen dini lider
Trump’ın sözleri, 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından ortaya çıkan temel soruna işaret ediyor. İlk ABD-İsrail saldırılarında dini lider Ali Hamaney hayatını kaybetti. 1-8 Mart arasında ülkeyi Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsini Ejei, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Ayetullah Alirıza Arafi’den oluşan geçici konsey yönetti.
Uzmanlar Meclisi 9 Mart’ta Hamaney’in oğlu Mücteba’yı dini lider seçti. Mücteba Hamaney o günden bu yana bir kez bile kamuoyu önüne çıkmadı. 12 Mart’ta adına yalnızca yazılı bir mesaj yayımlandı, yetkililer daha sonra hava saldırılarında yaralandığını açıkladı. Bazı etkili din adamları onun ülkeyi yönetebilme kapasitesini açıkça sorguluyor.
Müzakere masasında kim kaldı?
İran’ın en deneyimli müzakerecilerinden Ali Laricani 17 Mart’ta İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybetti. Yürütmenin başında resmen Temmuz 2024’ten bu yana görevde olan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan bulunuyor. Ancak Washington açısından Tahran’daki gerçek karar merkezi belirsizliğini koruyor.
Hürmüz Boğazı’nda ise gerilim sürüyor: ABD İran limanlarını abluka altında tutarken, İngiltere merkezli UKMTO’ya göre ekim başından bu yana ticari gemilere en az 19 saldırı düzenlendi.