ABD ile İran arasında varılan geçici anlaşmanın ardından gözler, süreci kalıcı bir uzlaşmaya çevirecek ikinci temaslara çevrilmişti. Ancak İsviçre’de yapılması planlanan görüşmelerin iptal edilmesi, sürecin hâlâ kırılgan olduğunu ortaya koydu.
İsviçre Dışişleri Bakanlığı’nın, Cuma günü Bürgenstock’ta yapılması planlanan ABD-İran görüşmelerinin planlandığı gibi gerçekleşmeyeceğini bildirdiği aktarıldı. Bu gelişmeyle birlikte tarafların teknik düzeyde sürdürmesi beklenen temaslarda yeni bir duraklama yaşandı.
Beyaz Saray da Başkan Yardımcısı JD Vance’in artık İsviçre’ye gitmeyeceğini açıkladı. Açıklamada, görüşmelere ilişkin lojistik sorunların henüz çözülemediği vurgulandı.
Beyaz Saray sözcüsü, önümüzdeki teknik görüşmeler için planların henüz kesinleşmediğini, Amerikan heyetinin de mümkün olan ilk anda hareket etmeye hazır olduğunu söyledi. Aynı açıklamada, bu tür müzakerelerin lojistiğinin hiçbir zaman basit ya da öngörülebilir olmadığı ifade edildi.
İptal kararı, Başkan Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın bir gün önce aylardır süren çatışmayı sona erdirecek kalıcı bir barış anlaşması geliştirmeye dönük mutabakat zaptı imzalamasının hemen ardından geldi. Buna rağmen analistler, bunun yalnızca daha geniş bir uzlaşmaya doğru ilk adım olduğu uyarısını yaptı.
UBS, anlaşmanın savaşın sona erdirilmesi ve İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin başlıkların ele alınması açısından sürecin sonu değil başlangıcı olduğunu belirtti. Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’nden Adel Abdel Ghafar da hâlâ çözülmesi gereken önemli başlıklar bulunduğunu, bunlar arasında İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarının da yer aldığını söyledi.
Abdel Ghafar, aksi durumda tarafların yeniden bir çatışma ortamına dönme ihtimali bulunduğunu, ancak mevcut aşamada her iki tarafın da bunu istemediğini ifade etti.
Anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kesintilerinde de hafifleme görüldü. İran saldırıları ve Trump’ın talimatıyla uygulanan ABD donanması ablukasının etkilediği deniz trafiğindeki rahatlamanın, ithal petrole bağımlı ekonomilere nefes aldırabileceği değerlendirildi.
Quantum Strategy’den stratejist David Roche, petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyonu sınırlayabileceğini ve merkez bankaları üzerindeki faiz artırımı baskısını azaltabileceğini söyledi. Roche, buna karşın anlaşmayı eleştirerek İran’ın Körfez’de daha güçlü bir konuma geçtiğini ve ülkenin iç işlerine dış müdahalenin sınırlandığını savundu.
Roche ayrıca Orta Doğu’nun daha istikrarsız hale gelebileceğini, İsrail’in bu anlaşmayı kabul etmeyeceğini ve İran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeyeceğini öne sürdü.
Anlaşma, bazı çevrelerde ABD’nin İran’a fazla taviz verdiği eleştirilerini de beraberinde getirdi. Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington’ın İran’a bir kuruş bile vermediğini söyleyerek anlaşmayı savundu.
Trump ise Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, kendisini yeterince sert olmamakla eleştirenlere karşı çıktı. Trump, hisse senedi piyasasının rekor seviyeye çıktığını ve petrol fiyatlarının düştüğünü hatırlatarak bu eleştirileri reddetti.