G7 zirvesinde Ukrayna savaşını hızla bitirecek bir diplomatik atılım ihtimali, veteran analist Paul Goble’a göre uzak görünüyor. Goble, kapalı kapılar ardında yürüyen temasların büyük güç dengeleri nedeniyle kısa vadede sonuç vermesinin zor olduğunu söyledi.
Trump, Fransa’daki zirveye gelmeden önce Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çok verimli görüşmeler yaptığını söylemiş, "bir şeyler yapılabileceği" mesajı vermişti. Ancak Goble, bu iyimserliğin sahadaki ve masadaki gerçeklerle örtüşmediğini savundu.
Kapalı kapılar ardında pazarlık arayışı
Haberde, Avrupa’dan beş diplomat ve yetkiliye dayandırılan değerlendirmede, Trump’ın Avrupa’nın Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesine destek vermesi karşılığında Ukrayna’ya daha güçlü destek ve Rusya’ya baskı konusunda daha istekli olabileceği aktarıldı. Aynı çerçevede, G7 ülkelerinin İran’la kurulabilecek bir ateşkes düzeni için askeri destek vermesi ve Avrupa liderlerinin bunun karşılığında Washington’dan Ukrayna konusunda daha net destek almaya çalışması ihtimali öne çıktı.
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Trump’la yapılan görüşmelerin kendisine "belirli bir iyimserlik" verdiğini söylerken, Avrupa tarafının mayın temizleme konusunda yalnızca bazı koşullar altında adım atmaya hazır olduğu belirtildi. Bu koşullar arasında resmi bir ABD talebi ve ilgili bölgesel aktörlerin onayı yer aldı.
Goble ise bu beklentilere temkinli yaklaştı. Eski ABD Dışişleri Bakanlığı danışmanı olan analist, yakın vadede büyük bir diplomatik kırılma beklemediğini vurguladı.
"Bir atılımın yakın olduğunu düşünmüyorum" diyen Goble, umutlu olmanın tamamen yanlış olmadığını, ancak temel sorunları çözme kapasitesinin son derece sınırlı kaldığını ifade etti. Ona göre asıl sorun, hem Avrupa hem Washington hem de Moskova hattında ortak bir çizgi oluşmaması.
Goble, Avrupa’nın Ukrayna’ya güçlü destek veren ülkeler ile daha temkinli yaklaşan ülkeler arasında bölündüğünü söyledi. "Avrupa birleşik bir cephe değil" sözleriyle bu ayrışmayı özetleyen analist, kıtanın savaş konusunda tek ses çıkarmadığını belirtti.
Washington’un tavrının da öngörülemez kaldığını anlatan Goble, Trump’ın Ukrayna ve Rusya konusunda farklı zamanlarda zıt mesajlar verdiğine dikkat çekti. Analiste göre bu dalgalı çizgi, hızlı bir anlaşma ihtimalini daha da belirsiz hale getiriyor.
Goble, Karadeniz geçişi gibi sınırlı başlıklarda küçük anlaşmaların mümkün olabileceğini söyledi. Ancak bu tür kısmi uzlaşıların savaşın kısa sürede biteceği anlamına gelmeyeceği uyarısında bulundu.
Analist, savaşın haftalar ya da birkaç ay içinde sona ereceği düşüncesinin fazla iyimser olduğunu vurguladı. Zelenskiy’nin G7’de Putin’le görüşme önerdiğini, ancak Moskova’nın buna hazır olmadığını söylediğini de aktardı.
Zelenskiy ayrıca görüşmenin ABD’de yapılabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Goble’a göre ise Putin’in, önceden net bir sonuç görmeden böyle bir formata katılması pek olası değil.
Savaşın ağırlık merkezi masadan cepheye kayıyor
Goble, savaşta en önemli değişimin müzakere masasında değil, sahada yaşandığını söyledi. Özellikle Ukrayna’nın drone kullanımının çatışmanın psikolojik boyutunu değiştirdiğini ifade etti.
Analiste göre Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırıları, savaşı Rusya topraklarının derinliklerine taşıdı ve Rus toplumunun kendini güvende hissettiği arka alanı sarstı. Dronların apartmanlara, petrol depolarına ve köprülere isabet ettiği görüntülerin artık sıradan Rusların gözünün önünde olduğunu söyledi.
Goble, bu durumun altı ay öncesine kıyasla savaşın Rusya içinde çok daha görünür hale gelmesine yol açtığını belirtti. Ona göre Kremlin’in verdiği mesajlar da bu psikolojik baskıyı hafifletmeye dönük.
Putin’in Rus askerleriyle drone saldırılarını açık biçimde konuşmasını, hem orduyu hem de kamuoyunu sakinleştirme çabası olarak yorumladı. Analist, Rus ordusunda bir kesimin daha sert bir karşılık istediğini, bir kesimin ise savaşın bitmesini tercih ettiğini söyledi.
Goble, Kremlin’in içeride artan baskı altında olduğunu ve Putin’in bir başarı ya da kırılma göstermek zorunda hissettiğini dile getirdi. Bu baskının Moskova’yı Ukrayna’ya daha sembolik ya da cezalandırıcı saldırılara yöneltebileceğini de ekledi.
Kyiv’in dini ve kültürel alanlarına yönelik Rus saldırılarını da değerlendiren Goble, bu tür hedeflerin Rusya içindeki sertlik yanlılarına dönük bir mesaj taşıyabileceğini söyledi. Analiste göre sert çizgideki Ruslar, Ukraynalıların da acı çektiğini gösterecek görünür bir karşılık bekliyor.