Ankara'da düzenlenen NATO zirvesi kapsamında gerçekleştirilen bir panelde konuşan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga, Kiev yönetiminin barışa yönelik tutumunu netleştirdi. Sibiga, "Değişen Roller: Avrupa'nın Güvenlik Garantörü Olarak Ukrayna" başlıklı etkinlikte, Ukrayna'nın hiçbir ön koşul olmaksızın derhal ateşkese hazır olduğunu vurguladı.
"Barışın önünde asla engel olmayacağız. Barış istiyoruz ve uygulanabilir önerilerimiz var" diyen Sibiga, Kırım'ın işgal edildiği dönemde savaşa girmeme kararını ise "tarihi bir hata" olarak nitelendirdi.
Ukraynalı bakan, savaşın ABD'nin yardımı olmadan sona ermesinin gerçekçi olmadığını ifade etti. Sibiga, barış sağlanması halinde Washington'ın Kiev'e yasal olarak bağlayıcı ikili güvenlik garantileri vermesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, barış sürecinin sekteye uğraması riskine karşı askeri desteğin sürdürülmesinin, Ukrayna'nın AB üyeliğinin ve ordusunun caydırıcılık sağlayacak düzeye getirilmesinin önemine dikkat çekti.
Panele katılan Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendtsen ise ülkesinin savunma harcamalarını artırma kararının ABD'nin talebiyle değil, kendi gereklilik bilinciyle alındığını vurguladı. Berendtsen, "Rusya, Avrupa ve NATO için ciddi bir tehdit olmaya devam ediyor. Bu yüzden Ukrayna'nın mücadelesi bizim mücadelemizdir" dedi. Hollandalı bakan, Ukrayna'ya desteğin artırılması ve Rusya üzerindeki baskının yoğunlaştırılması gerektiğini belirterek, barış müzakerelerine katkıda bulunma sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduklarını ekledi.
İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard da konuşmasında, Ukrayna'ya verilen mevcut desteğin yetersiz olduğunu ve mali yardımların artırılması gerektiğini söyledi. Stenergard, İskandinav ülkelerinin NATO nüfusunun yalnızca küçük bir bölümünü oluşturmasına rağmen Ukrayna'ya yapılan toplam yardımın üçte birini karşıladığına işaret etti. "Diğer ülkeler de bizim kadar katkıda bulunsaydı savaş çoktan biterdi" diyen İsveçli bakan, savaş sonrası yeniden inşa sürecinin barışın korunması için hayati olduğunu vurguladı ve Rusya'ya yönelik yaptırımların sertleştirilmesi gerektiğini ifade etti.