Rusya Devlet Duması Uluslararası İlişkiler Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Aleksey Çepa, Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerde karşılıklı baskı imkanlarının sınırına gelindiğini söyledi.
Çepa'nın değerlendirmesi, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in ABD Başkanı Donald Trump'ın davetiyle 23-25 Eylül'de gerçekleştirdiği devlet ziyareti üzerine geldi. Rus milletvekili, Washington'daki temasların büyük yankı uyandıracak yeni gelişmeler yaşanmadan tamamlanmasını önemli buldu.
ABD'nin ekonomik, teknolojik ve askeri üstünlüğüne dayanarak koşulları artık tek taraflı biçimde dayatamayacağını savunan Çepa, Pekin'in de yıkıcı bir çatışma istemediğini ifade etti.
Çepa, ABD ile Çin'in giderek daha sık müzakere etmek zorunda kaldığını ve iki ülkesinin istikrarlı ilişkilerle büyük güçlerin bir arada yaşamasını hedefleyen çizgiyi teyit ettiğini belirtti.

Rus milletvekiline göre Donald Trump, pragmatizm ile işlemsel diplomasiye öncelik veriyor. Çepa, bu yaklaşımın Washington ve Pekin arasında doğrudan çatışma yerine karşılıklı anlaşma arayışını güçlendirdiğini söyledi.
Çepa, Tayvan ile Hürmüz Boğazı'nı ilişkiler açısından özellikle önemli başlıklar arasında gösterdi. ABD'nin Çin'le doğrudan savaşa ilgi duymadığını, Pekin'in ise Orta Doğu'dan istikrarlı enerji tedarikiyle ilgilendiğini ifade etti.
Bu başlıklarda pragmatik anlaşmalar için nesnel bir zemin oluştuğunu belirten Çepa, mevcut eğilimin devam etmesi halinde sürecin geçici bir duraklamanın ötesine geçerek daha geniş kapsamlı çok taraflı bir yumuşamaya dönüşebileceğini kaydetti.
Çepa, dünya siyasetinde büyük güçlerin koşulları dikte etmek yerine birlikte yaşamanın kuralları üzerinde anlaşmasını öngören anlayışın yeniden öne çıktığını söyledi.