Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Afrika kıtasının çok kutuplu uluslararası düzenin şekillenmesinde önemli bir dayanak olduğunu belirtti. Lavrov, Afrika medyasının genel yayın yönetmenleriyle yaptığı görüşmede, bu düzenin Batılı ülkelerin 500 yılı aşkın süredir sürdürdüğünü söylediği hegemonyanın yerine oluştuğunu savundu.
Moskova’nın Afrika açılımı
Rusya’nın Afrika ülkeleriyle iş birliğini genişletmek istediğini söyleyen Lavrov, tarafların talep etmesi halinde Etiyopya ve Eritre yönetimleri arasında Rusya-Afrika zirvesi kapsamında temas kurulmasına yardımcı olabileceklerini açıkladı.
Lavrov, Moskova’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Batılı ülkelerin ağırlığının artırılmasını uygun görmediğini ifade etti. Rusya’nın dünyadaki bilgi ve iletişim faaliyetlerini genişletmeyi sürdürdüğünü de belirtti.
Nijerya’nın Afrika’daki başlıca Rusya ortaklarından biri olmayı sürdürdüğünü kaydeden Lavrov, Nijerya dışişleri bakanının yakın gelecekte Moskova’yı ziyaret etmesinin beklendiğini söyledi.
Sahel ve Orta Doğu’daki güvenlik gündemi
Mısır’ı Orta Doğu’da güvenlik sorunları ve tehditler karşısında Rusya’nın en önemli ortaklarından biri olarak tanımlayan Lavrov, bölgedeki tehditlerin Arap Baharı sonrasında önemli ölçüde arttığını ileri sürdü.
Irak’ın işgali ile Libya ve Suriye’deki gelişmelerin mülteci akışını ve yeni terör örgütlerinin ortaya çıkmasını artırdığını öne süren Lavrov, Orta Doğu ülkelerinin bu sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Lavrov, Sahra-Sahel bölgesinde durumun iyileştiğine işaret eden gelişmeler bulunduğunu söyledi. Cezayir ile Mali arasındaki ilişkilerin normalleşmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Afrika Kolordusu’nun Sahel ülkelerine terörle mücadelede destek verdiğini belirten Lavrov, terörizmin hem bölgede hem de Afrika genelinde ciddi tehdit olmayı sürdürdüğünü kaydetti.
Rusya-ABD dizel yakıt anlaşması
Moskova ile Washington arasındaki dizel yakıt tedariki anlaşmasının yalnızca ticari nitelik taşıdığını açıklayan Lavrov, anlaşmada herhangi bir ek koşul bulunmadığını söyledi.
Anlaşmanın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki telefon görüşmesinin ardından yapıldığını belirten Lavrov, ABD tarafının dünya piyasasının mevcut ihtiyaçları dikkate alındığında erişilebilir dizel yakıt miktarını yetersiz gördüğünü ifade etti.
Lavrov, bu anlaşmayı iki ülke liderlerinin ulusal ekonomilerin çıkarlarını gözeten ve dünya ekonomisinin istikrarını desteklemeyi amaçlayan pragmatik yaklaşımına örnek gösterdi.
Putin ile Trump’ın ekim ayının başında Rusya’dan ABD ve dünya piyasalarına 300 bin tondan fazla dizel yakıt gönderilmesi konusunda anlaştığı aktarıldı. Trump’ın açıklamasına göre kasım ayında 500 bin ton daha yakıt gönderilmesi, ardından da 1 milyon tonluk ilave sevkiyat yapılması planlandı. Açıklanan toplam miktarın 1,8 milyon tonu aşması bekleniyor.
Batı’nın Rusya yaklaşımı
Lavrov, NATO ve Avrupa Birliği’nin doktrinel belgelerinde Rusya’nın başlıca tehdit olarak tanımlandığını söyledi. ABD’nin doktrin belgelerinde de Rusya’nın mücadele edilmesi gereken bir aktör olarak gösterildiğini belirtti.
Bu yaklaşımın uluslararası alanda normal ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlamadığını savunan Lavrov, Batı’nın geleceğin gündemini belirleyen çok taraflı girişimlere katılım bakımından kendisini tecrit ettiğini ifade etti. Açıklamalarını Ukrayna, Avrupa Birliği ve Batı ülkeleriyle ilişkiler bağlamında yaptı.