2026 Dünya Kupası, millî takım futbolunda yabancı teknik direktörlerin rolünün ne kadar merkezi hale geldiğini gösteriyor. Çeyrek finale kalan sekiz takım arasında yalnızca İngiltere ve Belçika'nın başında yabancı isimler bulunuyor. Bu iki takım, Alman Thomas Tuchel ve Fransız Rudi Garcia yönetiminde, 1978'den bu yana bir Dünya Kupası'nın bu aşamasında yer alan ilk yabancı çalıştırıcılar oldu.
Tuchel İngiltere'yi çeyrek finale taşıdı
İngiltere, daha önce İsveçli Sven-Goran Eriksson ve İtalyan Fabio Capello ile istediği başarıyı yakalayamasa da, Alman Thomas Tuchel'i getirerek yeni bir dönem başlattı. Tuchel, takımını Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Meksika'yı eleyerek çeyrek finale çıkardı. İngiltere'nin bu turdaki rakibi, son 16'da Brezilya'yı eleyerek sürpriz yapan Norveç olacak.
Belçika'nın yabancı hoca geleneği
Belçika, yabancı teknik direktör konusunda yabancı değil. Kırmızı Şeytanlar, 2018'de İspanyol Roberto Martinez ile üçüncülük elde etmişti. Şimdi ise Fransız Rudi Garcia yönetiminde ev sahibi ABD'yi 4-1 yenerek çeyrek finale yükseldi ve sırada İspanya var.
Brezilya'nın Ancelotti projesi
Beş kez dünya şampiyonu Brezilya, İtalyan Carlo Ancelotti'yi getirerek tarihi bir adım atmıştı. Ancelotti yönetiminde beklenen çıkışı henüz yapamasa da, Brezilya Futbol Federasyonu turnuva öncesi onun sözleşmesini bir sonraki Dünya Kupası'na kadar uzatarak projeye olan güvenini gösterdi.
Millî gurur ve değişen futbol anlayışı
Yazar Simon Kuper, Reuters'a yaptığı açıklamada, millî takım hocasının yerli olması gerektiği inancının ulusal gurur ve özgünlük kavramlarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Kuper, birçok kişinin yabancı bir hocayı "hileye benzer" veya "orijinal olmayan" bir yaklaşım olarak gördüğünü söyledi.
Küreselleşmenin etkisi
Kuper, küreselleşmenin futbol stillerini birbirine yaklaştırdığını ve artık yoğun fiziksel efor, pozisyon değişimi ve organize takım oyununa dayanan "uluslararası bir stil"den söz edilebileceğini ifade etti. Geleneksel yöntemlerle başarı gelmeyince büyük federasyonların yabancı hoca seçeneğine daha sıcak baktığını vurguladı. Kuper, "İngiltere'nin önce Eriksson sonra Capello ile yaptığı gibi, bu, mevcut modelin artık işlemediğinin bir kabulü" dedi.
2026 Dünya Kupası, sadece şampiyonu belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda millî takımların yönetimindeki köklü geleneğin geleceğini de şekillendirecek.