ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir kargo gemisine drone saldırısı düzenlediği suçlamasıyla Tahran'a ait füze ve insansız hava aracı (İHA) depolama alanlarını vurdu. İran Devrim Muhafızları ise misilleme olarak Basra Körfezi'ndeki ABD mevzilerini hedef aldı. Karşılıklı saldırılar, diplomasinin Orta Doğu'daki savaşı kontrol altına almakta zorlandığı bir dönemde kırılgan ateşkesi daha da tehlikeye attı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'a düzenlenen saldırıların "İran güçlerinin ticari gemilere yönelik haksız saldırganlığına" yanıt olduğunu ve bu eylemlerin "ateşkesi açıkça ihlal ettiğini" belirtti. Operasyon, Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir ticari gemiye dün yapılan saldırıya "güçlü bir karşılık" olarak tanımlandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın insansız hava aracıyla gemiye saldırdığını söyleyerek "Bunun ateşkes anlaşmamızın aptalca bir ihlali olduğu aşikar" ifadesini kullandı. Başkan Yardımcısı JD Vance ise X hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın yeni saldırılar düzenlemesi halinde "şiddete şiddetle karşılık verileceği" uyarısında bulundu.
İran devlet televizyonu, ülkenin güneyindeki Sirik kentinde bulunan Taherouyeh iskelesinde Cuma gecesi bir patlama duyulduğunu aktardı. Televizyon, bilgi sahibi bir askeri kaynağa dayandırdığı haberinde patlamanın bölgeye isabet eden bir merminin etkisiyle meydana geldiğini bildirdi.
Kısa bir süre sonra İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları'nın ABD saldırılarına misilleme olarak Basra Körfezi bölgesindeki ABD noktalarını hedef aldığını duyurdu. Devrim Muhafızları Telegram üzerinden yaptığı açıklamada "Saldırı tekrarlanırsa karşılığımız bundan daha geniş olacaktır" ifadelerine yer verdi.
Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiği etkilendi
Karşılıklı saldırılar, Pentagon ve Tahran'ın 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'ı vurmasıyla başlayan savaşı sona erdirecek nihai bir anlaşma için müzakere ettiği bir dönemde Hürmüz Boğazı'nı açık tutma çabalarını yeniden zora soktu. İran, gemilere boğazdan izinsiz giriş çıkış yapmamaları konusunda uyarıda bulunmuştu ancak gemiler Tahran'ın onaylamadığı bir güzergah dahil olmak üzere geçişlerini sürdürdü.
Takip platformu Kpler'e göre, Perşembe günü geçiş yapan 42 geminin yaklaşık yarısı Umman kıyısı boyunca onaylanmamış güney rotasını kullandı. Birleşmiş Milletler denizcilik ajansı, anlaşmazlık nedeniyle mahsur kalan 115 gemi ve 2 bin 500 denizcinin saldırı öncesinde bir tahliye operasyonuyla serbest bırakıldığını ancak saldırının ardından operasyonun askıya alındığını bildirdi.
Petrol fiyatları ise tüm gerginliğe rağmen sert düştü. Bu düşüşte, dünya petrol ve doğalgaz ihracatının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolundaki trafiğin son alevlenmeye karşın toparlanmaya devam edeceği umutları etkili oldu.
Lübnan cephesinde çerçeve anlaşma
İsrail ve Lübnan, savaşta kendi cephelerinde barışın yolunu açacak bir anlaşmayı ABD ile birlikte imzaladıklarını duyurdu. Ancak İran destekli Hizbullah, bu anlaşmanın daha geniş çaplı çatışmanın çözüme kavuşturulması planlarını baltalayacağı uyarısında bulundu.
Washington'daki imza töreninde konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail ve Lübnan temsilcilerinin katıldığı üçlü mutabakatın "kalıcı barış ve güvenlik için bir çerçeve oluşturmaya başladığını" söyledi. Rubio, "Bu başlangıcın başlangıcı. Önümüzde çok iş var" dedi.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, mutabakatı İran'a karşı bir zafer olarak nitelendirerek "İran güney Lübnan'dan çekilmemiz için bize baskı yapmaya çalışıyor ancak aslında İsrail, Lübnan ve ABD onlara 'bu sizi ilgilendirmez' diyor" açıklamasında bulundu. Netanyahu, anlaşmanın Lübnan ordusunun güney Lübnan'daki iki "pilot bölgeye" dönmesine izin vereceğini ancak İsrail güçlerinin Hizbullah silahsızlanana kadar güvenlik bölgesinde kalacağını ve yerinden edilmiş sivillerin geri dönüşünün engelleneceğini belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, henüz yayınlanmayan çerçeveyi sivillerin "Lübnan devletinin egemenliği altında" evlerine dönüşü yolunda "ilk adım" olarak memnuniyetle karşıladı. Öte yandan Hizbullah destekçileri, anlaşmayı protesto etmek için Cuma gecesi Beyrut sokaklarına döküldü.
Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, Washington'daki imzanın ABD-İran ateşkesine zarar vermeyi amaçladığını ve bu ateşkesin Lübnan sorununun daha geniş barış süreciyle çözülmesini öngördüğünü söyledi. Fadlallah, Lübnan hükümetinin "Amerikan desteğiyle iç savaşa gitmedikçe" anlaşmayı hayata geçiremeyeceği uyarısında bulundu.
Nükleer denetim uyarısı
Bu arada BM'nin nükleer denetim kuruluşu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, nihai bir ABD-İran anlaşmasının Tahran'ın nükleer silah geliştirmediğinden emin olmak için güçlü güvenceler içermesi gerektiğini vurguladı.
Grossi, "İran hükümeti nükleer silah geliştirme niyetinde olmadığını oldukça açık bir şekilde beyan etti" dedi. "Ancak elbette niyetler yeterli değil. Mümkün olan en kısa sürede çok güçlü bir doğrulama sistemine sahip olmalıyız."
Geçici ateşkes anlaşması, İran'ın savaş öncesi 440 kilogram (970 pound) olduğu tahmin edilen ve yüzde 60'a kadar zenginleştirilmiş uranyum stokunun IAEA gözetiminde seyreltilmesini öngörüyor.