Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) tarafından yapılan kapsamlı bir araştırma, 2040 yılında 33 ülkenin aşırı yüksek su stresi riskiyle karşı karşıya kalacağını ortaya koydu. Araştırmada 167 ülke analiz edilirken, özellikle Ortadoğu bölgesindeki 14 ülkenin kritik risk grubunda olduğu belirtildi. Bu ülkeler arasında Bahreyn, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Ürdün ve Lübnan gibi ülkeler yer alıyor. Türkiye ise 27. sırada bulunuyor.
Araştırma, artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri, kuraklık, nüfus artışı ve kentleşmenin su talebini artırdığını ve su arzını azalttığını vurguluyor. Elektrik üretimi ve hayvansal gıda tüketimindeki artış da su kullanımını yükseltiyor. Su stresi, tarım, sanayi ve kent yaşamının sınırlı su kaynaklarına bağımlılığını artırarak ekonomik kırılganlık yaratıyor.
Ortadoğu bölgesi, yeraltı suyu rezervlerine ve deniz suyunun tuzdan arındırılması gibi maliyetli yöntemlere yoğun biçimde bağımlı. Körfez kıyılarında 400’den fazla tuzdan arındırma tesisi bulunuyor ve bu tesislerin hedef alınması durumunda milyonlarca insanı etkileyebilecek insani kriz riski doğuyor. Ayrıca, Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş öncesinde yaşanan uzun süreli kuraklık, tarım gelirlerinin düşmesine ve kırsaldan kentlere büyük göçlere yol açmıştı.
Bu gelişmeler, su güvenliği konusunda küresel ölçekte artan risklere dikkat çekiyor ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.